Showing posts with label france. Show all posts
Showing posts with label france. Show all posts

In Bakery Breakfast Champs Elysees Chez Leon Claus Desserts Eclair Eclair de Genie france Kahvaltı Les Deux Magots Marais Oh mon Cake paris Saint Germain des Pres

Paris'ten Öneriler 1 / Yeme - İçme

Paris'ten önerilerimizi paylaşacağımız yazı dizimize hoş geldiniz. İlk bölümde sizler için Paris'te gün içinde mutlaka uğramalısınız dediğimiz 5 yeme-içme mekanını tanıtalım istedik. Bu sıraladığımız mekanlara nasıl ulaşırsınız, mönülerde neler görebilirsiniz ve yaklaşık ne kadar bir hesapla bu mekanlardan ayrılırsınız gibi bilgileri sizlerle paylaşacağız. Tabi bu mekanlardan hikayeleri olanların da hikayelerini sizlere aktaracağız.

Size aktaracağımız mekanlardan ilki Paris'in en iyi kahvaltıcaılarından biri olan Claus. Claus, rue Jean Jacques Rousseau'da bulunmakta. Biraz daha açmak gerekirse Louvre'a yakın bir yerde, yani Louvre-Rivoli metro durağında inip metrodan çıktığınız cadde olan Rue de Rivoli'nin paraleli olan Saint Honoré'ye geçince biraz sağınızda Jean Jacques Rousseau sokağını göreceksiniz. Hafta içi 7.30 - 18.00 saatleri arası açık olan mekan, hafta sonları 9.30 ile 17.00 arası servis vermekte. Sadece kahvaltı için değil kahve ve tatlı içinde uğrayabileceğiniz bir yer aynı zamanda. 5 ayrı kahvaltı seçeneği olan bu kafenin fiyatları da 14€ ile 25€ arası. Bu kahvaltılar içinde jambon ağırlıklı ya da reçel ağırlıklı tabaklar seçebilirsiniz. En büyük kahvaltı tabağındaysa bademli yumurta, somon, taze sıkılmış meyve suları gibi ekstra şeyleri tadabilirsiniz. Aynı zamanda her kahvaltıyla gelen çeşit çeşit ekmeklerle dolu sepetler pek harika.


Bir diğer mekansa Paris için önemli yere sahip yerlerden biri. Sadece lezzetli yemekleri ya da specialitéleri için değil aynı zamanda tarihi bir yeri olduğu için de mulaka görülmesi gereken bir yer. Bahsettiğimiz mekan Saint Germain des Pres'de bulunan Les Deux Magots. Verlain, Rimboud gibi isimlerle başlayan müdavim müşteri listesi Louis Aragon, Picasso, Hemingway, Sartre ve Beauvoir olarak devam etmekte. Saint Germain des Pres metro durağından çıkar çıkmaz köşede gözünüze çarpacak olan yeşil tenteli köşe kafe Deux Magots'da oturup elit Paris'in önünüzden geçişini izleyebilirsiniz. Sandeviçleri ve kişlerini denediğimiz için sizlere tavsiye edebiliriz fazlasıyla lezzetliydi. Ancak mönünün içinde Les Deux Magots tarafından önerilen Coupe de Deux Magots'yu da denemenizi tavsiye ederiz. Aynı zamanda Paris'in en iyi macaroncusu olduğu söylenen Pierre Hermé'nin macaronlarını burada tadabilirsiniz. Eğer karnınız çok aç değilse tatlı bölümünden bir şey denemenizi tavsiye ederiz. Biraz fiyatlardan bahsedecek olursak, ünlü isimlerin tercihi bir mekan olduğundan mıdır bilmiyoruz ama fiyat bakımından biraz yüksek olduğunu söyleyip sizi baştan uyaralım.



Bir sonraki durak ise akşam yemeği için önerimiz. Deniz mahsülleriyle arası pek iyi olmayanların gitmeyi tercih etmeyeceği bir mekan olsa da burayı yazmadan edemedik. Tabi ki Chez Léon'dan bahsediyoruz. Champs Elysees üzerinde bulunan ( Charles de Gaule Etoile durağında inerek ulaşabilirsiniz ) Chez Leon meşhur bir midyeci. Her deneyimimizde memnun kaldığımız için sizinle paylaşmak istedik. Asıl ilk şubesinin Brüksel'de bulunduğunu hatırlatalım hem orada hem Paris'te de deneyimledik bu restoranı ikisinin arasında bir tat farkı olmadığını söyleyelim. Biz denemesek de meşhur soğan çorbasını buraya yazalım istedik. Les Moules a la Provençale'i denediğimizi ve çok memnun kaldığımızı söyleyebiliriz. Bir tencere içinde gerçek anlamda sayısız minik midyeden oluşan bu tabağa yanında incecik patates kızartması eşlik etmekte. La gratinée de moules Méridionale de gene bizim damak tadımıza uygun. Bu tabak açık midyelerin üzerine domates sosu ve kaşar eritilmiş bir şekilde servis edilmekte. Fiyatların Paris dozajında olduğunu söyleyelim. Ne çok pahalı ne çok ucuz.


Sondan bir önceki mekanımız ise Oh, Mon Cake !. İlk tanıttığımız mekan olan Claus'a çok yakın olan Saint Honoré'deki Oh, Mon Cake akşam yemeği dışında günün her saatinde uğrayabileceğiniz bir mekan. Adından da anlayabileceğiniz gibi kekleriyle meşhur olan bu mekan her türlü kahvaltı, bagel ya da lunch için de uygun. Aynı zamanda bu mekanda glutensiz kekler de bulabilirsiniz. Dilim keklerden tadabileceğiniz gibi birçok renkli cupcakein de tadına bakabilirsiniz. Fiyatlarının da hesaplı olduğunu söyleyelim. Gene Louvre-Rivoli durağında inerek buraya ulaşabilirsiniz.


Son olarak size tanıtacağımız mekansa Paris'in en iyi eklercisi olan Eclair de Genie. Marais'de bulunan bu mekana Saint Paul metro durağında inerek ulaşabilirsiniz. Paris'e gelmişken Marais'ye, Marais'ye gelmişken de Eclair de Genie'ye mutlaka uğrayın. Christophe Adam tarafından açılan bu dükkan hafta içleri saat 11.00 ile 19.30 arasında hafta sonlarıysa 10.00 ile 19.30 arasında uğramalısınız. Eklerlerin fiyatları 4.5€ ile 6€ arasında değişmekte. Ancak verdiğiniz paraya değeceğiniz söyleyelim. Onlarca çeşit ekler arasında karar vermeniz fazlasıyla zor olacak ama bizim size önerimiz bir daha tatma şansınızın az olduğu değişik tatlatı denemeniz. ( Framboisier, Vanille Noix de Pecan bizim tavsiyelerimiz.) Ama bu değişik tatların yanında bir çikolatalı denemeyi sakın unutmayın. Aynı zamanda yaz için yapılan yeni éclair dondurmalardan biz henüz tatmasak da değişik bir deneyim olacağını düşündüğümüzden not olarak sizlerle paylaşalım istedik.




Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In christian louboutin fashion france loubi paris shoes

LOUBI WORLD

LOUBOUTIN 20 YAŞINDA

   Topuklu ayakkabı denince ilk akla gelen ve tüm dünya kadınlarını kırmızı tabanlarıyla peşinden koşturan ünlü Fransız ayakkabı tasarımcısı Christian Louboutin bu yıl markasının 20.yılını kutlamakta. Louboutin'in hikayesiyse Christian daha 16 yaşındayken başlıyor. Bu kadar küçük bir yaşta okuldan ayrılan Christian Louboutin Paris'in arka sokaklarında kabareleri izlemeye gidip şov kızlarına ayakkabı yapmaya karar veriyor. Daha sonra Chanel ve Yves Saint Laurent’in de okulu olarak bilinen Academie Roederer’e gidip güzel sanatlar ve çizim eğitimi alıyor. Akademi bitince çizimlerini gösterip kabarelere iş başvurusu yapıyor, daha sonra da ünlü Folies Bergeres kabaresinde staj yapıyor. Daha sonra stajı bittiğindeyse önce Chanel’de sonra da Yves Saint Laurent’da çalışıyor. 23 yaşındayken Roger Vivier'den yanında çalışma teklifi almasına rağmen yalnız çalışmak istediğini söyleyip bu inanılmaz teklifi reddediyor. Ve bu yıllardan sonra Louboutin'i louboutin yapan yıllar başlıyor. Paris'te açtığı ufak dükkanına giren Monaco Prensesi onun hayatını değiştiriyor ve medyanın ilgi odağı olmasını sağlıyor. Birkaç yıl sonradan kırmızı oje süren asistanından ilham aldığı ikonik kırmızı tabanları piyasaya sürüyor. Kısacası bu 20 yılda (bizce dünya çapında elde ettiği popülerliği göz önüne alınca çok da uzun bir zaman dilimi değil) Louboutin dünyanın en zengin kadınından tutun, tüm Hollywood yıldızlarına, şarkıcılara ve bizim gibi ayakkabı delisi gençlere kadar hepimiz için elde edilmesi gereken ayakkabıların tasarımcısı olmayı başarıyor (hatta bu ayakkabıların şarkılara bile konu olduğunu söyleyebiliriz - Jennifer Lopez/Louboutin). Biz de buradan blogumuzun adını esinlendiğimiz ve hayranı olduğumuz Christian Louboutin'e nice 20 yıllara diyoruz !!


Bu yazımızda aynı zamanda LOUBOUTIN'in herkes tarafından bilinmeyen yönlerinden de kısa cümlelerle bahsedelim dedik...




 
 


  •  YSL ile dava : Louboutin,bu yılki koleksyonunda kırmızı taban kullanan YSL'e 1 milyon dolarlık tazminat davası açmış. (ee haklılar tabi)
  • Louboutin'in Paris’in en ünlü caddesi Saint Honore’deki mağazasının üzerinde ve kapısında markanın yazmıyor. (Saint Honore’nin, üzerinde marka yazmayan tek mağazası onlar)



  • Michael Jackson'ın son turnesi için iki çift ayakkabı hazırlamış ancak Michael Jackson bunları giyemeyince o da bu ayakkabıları şarkıcı Mika'ya hediye etmiş.
  • Christian Louboutin fırsat buldukça trapez yapıyormuş hatta atölyesinin tavanında bile asılı bir trapez varmış.


  • 2012'de Disney'in Cinderalla karakterinden esinlenip bir çit ayakkabı tasarladı.
  • Louboutin geçen yıl ünlü yıldız Blake Lively'den ilham alarak Blake adlı bir ayakkabı tasarladı.


  • Sarah Jessica Parker evlenirken düğününde tabi ki de Louboutin giydi.
  • Amerikalı yazar Danielle Steel, Louboutin'in en büyük müşterisi tam tamına 160 çift loubis'i var.












Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments