Showing posts with label paris. Show all posts
Showing posts with label paris. Show all posts

In Bra bradley cooper Brand campaign Cristiano Ronaldo fashion givenchy hollywood Intimissimi irina shayk İşbirlikleri Italian Lingerie Moda paris Perfect Versace

Intimissimi Irina Shayk ile Sahnede

Son dönemin en çok konuşulan süpermodellerinden Irina Shayk ünlü İtalyan iç giyim markası Intimissimi için tekrar objektif karşısına geçti. Cristiano Ronado'yla olan beraberliğiyle tüm radarları üzerine çeken Irina Shayk şimdilerdeyse Hollywood'un ünlü isimlerinde Bradley Cooper ile beraber. Hem aşk hayatıyla hemde yaptığı işlerle her dönemde gündemde olan Irina sadece verdiği pozlarla değil dupduru güzelliğiyle de kendine hayran bırakıyor.


Bugünlerde Versace podyumundan, Diane von Fustenberg lansmanında; Loreal'in organizasyonlarından, Givenchy kampanyalarına kadar her yerde olan Irina bu kez Intimissimi ile mesleğe ilk başladığı dönemlerdeki gibi iç çamışırı modelliğine geri dönüyor. Geçtiğimiz haftalarda Paris Fashion Week kapsamında yapılan organizayonla da bu geri dönüşün lansmanı düzenlendi.

               

İş birliğini kısa bir videoyla duyuran Intimissimi geçtiğimiz günlerde de yeni sezon için çekilen fotoğrafları paylaştı.  Markanın imza ürünü "Perfect Bra"nın 20.yılını kutlayan Intimissimi bunun için bu yılki "Perfect Bra Book"un çekimlerinde Irina Shayk ile beraber çalışmış. İlk kampanyalarını 2007'de yapan Irina ve Intimissimi bu kez daha sexy ve kendinden emin bir şekilde karşımıza çıkıyor. 2007'de Brezilyalı süper model Ana Beatriz'in yerini alan Irina Shayk, üç yıl boyunca markanın yüzü olmaya devam etmişti. 2010'daysa Intimissimi'nin marka elçilerinden biri olmuştu.


Koleksiyonun fotoğraflarını ise Amerikalı ünlü fotoğrafçı Sante D'Orazio çekti. Irina ünlü marka olan işbiriliğinin onun için çok özel bir yeri olduğu dile getirerek bu haberi instagram hesabından duyurdu. Intimissimi 30 yaşındaki ünlü modelin kariyerinde önemli dönüm noktalarından birini oluşturuyor. Kariyerine geç bir başlangıç yapan Irina'ya kendini gösterme şansını modelliğinin ilk dönemlerinde veren Intimissimi şimdiyse ünlü modelin altın çağında onunla beraber bir işbirliği yapma şansını yakaladı.


Aşağıdaki linli tıklayarak kısa kampanya filmini de izleyebilirsiniz.
--> http://www.dailymail.co.uk/tvshowbiz/article-3483831/She-s-undie-lievable-Irina-Shayk-shows-famous-assets-racy-lace-lingerie-announces-return-Intimissimi-seductive-teaser.html#v-7373084105709274807

Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In Alexander McQueen balmain Brie Larson chanel Couture elie saab J.Mendel Kate Hudson New York Nicole Kidman Ödül Törenleri oscar paris Ralph Lauren red carpet valentino Versace

Oscar'a Geri Sayım : Kırmızı Halı

Oscar'a geri sayımımız başladı. Bu yazımızda son dönemdeki hem Couture hem de 2016 Spring defilelerinde gözümüze çarpan ve Oscar kırmızı halısında mutlaka görmek istediğimiz kıyafetleri sıralayacağız. Bizim tahminlerimizden birini starların üzerinde görecek miyiz bilmiyoruz ama biz son dönemdeki defilelerde bu parçalara bayıldık.

İlk sıraya büyük ödül törenlerinde sadece 1 kişi tarafından giyilebilen Chanel var. Böyle bir kural mı var demeyin, gerçekten var. Karl Lagerfeld Oscar gibi ödül törenlerinde sadece 1 kişiyi giydiriyor. Bizim bu yılki Chanel Couture şovunda da iki favorimiz var ve bunlardan birinin mutaka Oscar töreninde boy göstermesini istiyoruz. Özellikle siyah Kendall Jenner tarafından taşınan elbisenin Hollywood'un genç yıldızlarına çok yakışacağını düşünüyoruz.


İkinci sırada Alexander McQueen var. Geçtiğimiz günlerde düzenlenen Spring 2016 defilesinde son dönemlerin en ışıltılı McQueen tasarımlarını gördük. Özellikle işlemeler inanılmazdı, Zuhair Murad ve Elie Saab arası ama İngiliz asaletinden vazgeçmeyen tasarımlarda bu 4 favorimizden birinin mutlaka kırmızı halıda olmasını istiyoruz.


Bir sonraki favorimiz Amerikan modasının yaratıcılarında Ralph Lauren, ki kendisi bu yıl Spring 2016 defilesinde kadifenin en güzel kullanımlarından örnekler sergiledi. Bizim favorimiz olan 3 kadife elbise de birbirinden güzel. Bizim favorimiz biraz da rengin etkisiyle mor olan, hatta bu elbiseyi Nicole Kidman'ın üzerinde hayal ettik bile.


Bu yıl couture şovunda bizi antik çağlara götüren Valentino'nun her bir parçasına aşık olmuş olsak da Oscar'da giyilebilecek 2 favorimizi sizinle paylaşıyoruz. Oscar için biraz etnik olduğunu düşünebilirsiniz ama kırmızı halının sadece pul ve pırıtıdan ibaret olmadığını göstermek için seçilebilecek en iyi elbiseler bunlar.


Kırmızı halının olmazsa olmaz isimlerinden Elie Saab'a geldi sıra. Kendinizi bir masal diyarında sandığınız tasarımların sahibi olan Elie Saab'da bu yılki favorilerimiz bu 3 elbise. Özellikle lacivert olana bayıldık. Oscar adaylarından birinin bu elbiselerden biriyle geceye katılmasını diliyoruz.


Oliver Rousteing ile kırmızı halıda adından söz ettirmeye başlayan Balmain bu yılki Pre-Fall 2016 gösterimdeki bu kıyafetle (aşağıdaki resimde sağda) Oscar'a yakışır bir marka olabileeğini bir kez daha kanıtlıyor. Paris ve couture ihtişamın bir elbiseyle anlatın derseniz size bu elbiseyi gösterirdik. Kolajımızda ona eşlik eden elbisede New York fashion week'in vazgeçilmezi J.Mendel. Hem iddialı hem cool bu elbiseyi de Oscar'da görebiliriz gibi geliyor bize.


Ve kapanışı bu yıl ki couture defilesiyle cığır açan Versace'yle yapıyoruz. Favorilerimizden biri SAG Awards'ta Brie Larson tarafından giyildiği için burada diğer iki favorimizi sizinle paylaşıyoruz. İddialı kelimesinin karşılığı olan bu iki elbiseyle kırmızı halıda göz kamaştıracak yıldızları şimdiden hayal edebiliyoruz. Bu elbiselerden birini Kate Hudson'ın üzerinde hayal ettik bile

Read More

Share Tweet Pin It +1

1 Comments

In Alışveriş Beymen COS İndirim İstanbul Miss Selfridge paris Sandro Shopping summer Topshop Yaz

Yaz'ın Son Alışverişi



Elimizde olmayan sebeplerden dolayı uzun süre yazılarımıza ara vermiştik. Ama bu yazımızla beraber hızlı bir dönüş yapıyoruz. Sizlerle yaz favorilerimizden oluşan bir alışveriş yazısı paylaşalım istedik. Artık yazın son demlerini yaşarken belki de son tatiller öncesi yanımıza neler alalım derseniz yazımıza göz atmanızı öneririz. 


Öncelikle yaz indiriminden yararlanmadıysanız son demlerinde belki bir şeyler yakalayabilirsiniz. Biz özellikle Topshop ve Miss Selfridge’ten çok güzel parçalar bulduk. Miss Selfridge’deki 3 al 2 öde kampanyası hala devam ediyor olabilir kaçırmayın. Özellikle kokteyl elbiseleri ve kısa üstler arıyorsanız Buyaka’daki mağazasına gitmenizi öneririz. Topshop’tansa biz dar mini elbiseler aldık, fiyatları da fazlasıyla uygundu (39 TL’ye aldık elbiselerimizi) eğer ihtiyacınız varsa gitmenizi öneririz.

  

Bizim uğradığımız bir diğer mağaza Beymen’di. %70 indirim bazı ürünlerde pek etkili olmasa da özellikle Academia ve Blender’da çok uygun ürünler vardı. Blender’ın düz tshirtlerini çok severek kullanıyoruz, indirimde 47 TL’ye düşmüş olan bu ürünleri sizlere de tavsiye ederiz. Hafif salaş ve V yaka olan bu tshirt’ler yaz favorilerimiz arasında. Academia’nın deri ürünlerini de çok beğeniyoruz. Eğer deri ceketlere veya eteklere ihtiyacınız varsa Beymen’lere uğramanızı öneririz. Tabi bu iki marka dışında Stella McCartney’den Tory Burch’e kadar her markada indirim var. Eğer sezonda aklınızda bir parça kaldıysa mutlaka bakın deriz. (Biz Stella McCartney’nin kokteyl elbiselerine bayılmıştık, onlarında %70 indirimde olduğunu hatırlatalım) Tabi aynı zamanda ayakkabı reyonlarına uğramadan sakın mağazadan çıkmayın. Özellikle Bağdat Caddesi Beymen’de hiç olmadığı kadar Christian Louboutin ve Prada ayakkabıları indirimde bulabilirsiniz. 
 

Size tavsiye edebileceğimiz bir diğer mağaza Türkiye pazarına yeni giren bizim Paris’te keşfettiğimiz COS. Zorlu’da bulunan mağazayı eğer basic ürünlerden hoşlanıyorsanız mutlaka ziyaret edin deriz orada da indirim devam etmekte. Çok basit kesimlere sahip olan ürünlerde bu kadar şıklık yaratabilen başka bir marka bizce yok. Ancak sizi uyaralım eğer hareketli renkler ve modellerden hoşlanıyorsanız COS sizin markanız değil. Pastel tonlar, bolca siyah ve beyazdan oluşan koleksiyonun çoğunluğunda %50 indirim bulunmakta.

 

Son olarak favori mağazamız olan Sandro’ya mutlaka uğramanızı öneririz. Akasya’daki Sandro’da %70 indirim hala devam etmekte. Her parçayı almak istediğimiz yeni koleksiyon dışında yazlık elbiseler, pantolonlar ve üstlerde indirimli çok güzel parçaları bulabilirsiniz. Aynı zamanda güderi ya da deri ceket arıyorsanız biraz pahalı ama uzun süre kullanabileceğiniz modellere Sandro’dan ulaşabilirsiniz. Gerçekten modeller vereceğiniz paraya değer onu söyleyebiliriz.










Read More

Share Tweet Pin It +1

1 Comments

In Andy Warhol Betty Catroux Christian Dior designer Dior fashion Fashion Icon Loulou de la Falaise Mode paris Smoking YSL yves saint laurent

Ayın Tasarımcısı : Yves Saint Laurent

Blogumuzda her hafta bir tasarımcıyı sizlere tanıtacağımız yazılarımızın startını verdik. İlk konuğumuz ise son dönemde filmleriyle de adında söz ettiren Yves Saint Laurent. Yazıya başlamadan eğer Yves Saint Laurent hakkında daha çok bilgi edinmek isterseniz size en yeni YSL filmini tavsiye ederiz.


Cezayir asıllı Fransız modacı Yves Saint Laurent'ın fazlasıyla hareketli ve iniş çıkışlı hayatını anlatarak başlayalım. Kendisi takım elbiseyi kadın modasının bir parçası haline getiren modanın dahi isimlerinden aynı zamanda ilk kez siyahi modelleri kulanan ve Avrupalı bir tasarımcı olmasına rağmen fazlasıyla Amerikan kültürü etkisinde kalan biri. Özellikle Andy Warhol'la olan yakınlığı bu Amerikan kültürü etkisini tasarımlarında arttırmış.


Ancak Yves Saint Laurent'ı buralara kadar getiren kendi moda dehası dışında Christian Dior'un yanında çalışmış ve kendi değimiyle couture'ü ondan öğrenmiş olması. Zaten Dior'un başına geçebilen en genç tasarımcı olmayı bir tek o başarabilmiş. Kendisi henüz 21 yaşındayken Christian Dior öldükten sonra ünlü modaevinin baş tasarımcısı olmuş. 1957 ile 1960 arası (Cezayir-Fransa savaşına kadar) Dior'un baş tasarımcısı görevine devam etmiş. Ancak bugünlerden sonra Yves Saint Laurent için kötü günler başlamış çünkü kendisi bu iç savaşta askere çağırılmış ve ordudaki 20 günden sonra askeri hastanede elektro şoklu tedaviye kadar uzanacak bir döneme girmiştir.


Ancak Yves Saint Laurent'ın toparlanışı hızlı olmuştur. Ancak filmlerden anladığımız kadarıyla tam anlamıyla o tramvaları hiçbir zaman atlatamamış. Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı da bu yıllarda başlamış. 60 yılında hastaneden çıkınca ölümüne kadar yanında yer alacak olan Pierre Bergé ile girdiği ortaklıkla kendi modaevi olan YSL'yi ortaya çıkarmış.Ve sonrasında meşhur "Le Smoking" ve "Mondarian" koleksiyonları gelmiş. Le Smoking'te ilk kez kadınlara takım elbise giydirmiş, Mondarian'da ise ünlü Hollandalı ressam Mondarian'ın resimlerini desen olarak kullanarak büyük bir başarıya imza atmış. 


Aynı zamanda Yves Saint Laurent couture'ün yanında hazır giyim koleksiyonunu da çıkaran ilk Fransız tasarımcı olmuş. Yves Saint Laurent'ın yanındaki isimlere gelince önce çıkan 3 isimden bahsedebiliriz. İlk isim modaevinin kuruluşundan bu yana yanında yer alan Pierre Bergé, kendisi Yves'in özel hayatında inişler yaşadığı dönemlerde modaevini ayakta tutan isim. İkinci isim Saint Laurent'ın en büyük ilham kaynaklarından biri olan Betty Catroux, Chanel mankeniyken Yves Saint Laurent tarafından ikna edilmiş ve moda evinin daimi isimlerinden olmuştur. Son isimse Loulou de la Falaise, kendisi YSL'nin bir diğer ilham kaynağı aynı zamanda tasarımlarında yaratıcı güçlerinden biri özellikle aksesuar tasarımlarının arkasındaki isim olarak ön plana çıkmış.



Yves Saint Laurent'in kötü yönleri yerine yaratıcı zekasını ön plana çıkardığımız bir yazı yazmak istedik. Hayatı boyunca birçok madde bağımlılığı ve ruhsal hastalıkla baş eden her düşüşte ayağa kalkan biri olarak başarılarının yanında bunlardan bahsetmek istemedik. Son olarak yanından bir an bile olsun ayırmadığı french bulldog köpeği Moujik'i de anmadan bitirmeyelim. İlk "Moujik"i yanlışlıkla haplarını yuttuğu için kaybeden Yves Saint Laurent'in hayatından 4 tane daha Moujik geçti. 






Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In Angelina Cafe Carette Creperie Eclair de Genie Gezi La Durée Louvre paris Patisserie Pierre Hermé Rue Rivoli Seyahat Tourist Travel

Paris'ten Öneriler 3

Paris'ten Öneriler yazılarımıza bir süre ara verdikten sonra bu kez de Paris'te mutlaka gitmeniz gereken kafe ve pastaneleri önereceğiz. Bizim ilk 5'imize mutlaka uğramanızı tavsiye ederiz.

İlk olarak Paris'in en eski pastanelerinden biri olan Angelina'dan bahsedelim. Biz Galerie Lafayette'teki kafesini deneyimledik. Eğer Lafayette'i gemekten yorulursanız içlere saklanmış olan Angelina dinlenmek için en iyi nokta. Ancak asıl merkezi Louvre'a gelmeden önce Jardin du Tuleries'nin karşısında Rue de Rivoli'deki şubesi. Zaten burayı uzun kuyruklarından da fark edebilirsiniz. Eğer içerinin atmosferini pek önemsemiyip, lezzetleri merak ediyorsanız kuyruksuz ve rahat Lafayette'in içerisindeki şubeyi tavsiye ederiz. Buraya giderseniz menude de göreceğiniz üzere Angelina klasikleri ve yeni tatlarından oluşan iki bölüm karşılayacak sizleri. Biz klasiklerden Limonlu Tartı, Opera'yı ve en meşhur tatlısı olan Mont Blanc'ı denedik ve üçüne de bayıldık. Eğer büyük bir tatlı tutkunu değilseniz kesinlikle Limonlu Tartı öneririz, ama eğer kestaneyi seviyorsanız kesinlikle Mont Blanc'ı öneririz. 


Yanında da bir Paris klasiği olan Café au Lait için deriz. Eğer tatlı yemeyecekseniz de Angelina'nın meşhur sıcak çikolatasını mutlaka içmelisiniz. Sunumundan tadına kadar başka bir yerde rastlayamayacağınız bir lezzet. Son olarak Angelina'nın butiği olduğunu hatırlatalım. Sıcak çikolatanızı sonra içmek içinde satın alabilirsiniz.


Bir diğer tavsiyemiz her ne kadar Paris "tea time" ile meşhur olmasa da Paris'te akşamüstü çayınızı ya da kahvenizi içmeniz için önereceğimiz en iyi mekan Trocadero'daki Carette. Belki bu isme Marais'yi gezerken t-rastlayabilirsiniz. Marais'deki şubesi Trocadero'dakinden daha meşhur olmuştur ancak ilk açıldığı yer Trocadero'dur. Bizce Eiffel kulesine karşı çay veya kahve yudumlamak dah çekici olduğu için size burayı öneriyoruz. Özellikle makoronlarını ve ev yapımı keklerini tavsiye ederiz. Ama genel olarak tüm Paris'teki pastanelerde rastlayacağınız tatlılara burada da rastlayabilirsiniz. Ama bizim size önerimiz fıstıklı ev yapımı kek. Aynı zamanda çay saati için özel hazırlanmış menulerden birini de seçebilirsiniz. 



Kahve için değil ama Fransa'nın en meşhur tatlarından biri olan Ekler'i tatmak için mutlaka Eclair de Genie'ye uğrayın deriz. Biz Marais'deki şubesinde yedik eklerlerimizi. Size tek bir ekler tavsiye edemeyiz çünkü adeta eklerle sanat yapmaktalar. O yüzden hangisinin görüntüsü en çok hoşunuza gidiyorsa onu yiyin deriz ancak özellikle frambuazlıyı tadmanızı tavsiye ederiz.


Paris denince yemeden dönmemeniz gereken bir diğer şey de Krep. Krep için size iki yer söyleye biliriz. Birincisi Rue du Rivoli üzerindeki Louvre'u geçmeden ulaşabileceğiniz, La Cooéperative. Sadece krep üzerine bir kafe olmasa da kreplerinin çok meşhur olduğunu söyleyelim. Kendi yaptıkları çikolata sosu ile birçok çeşit krepi burada tadabilirsiniz. unutmadan söyleyelim sadece tatlı krep olduğunu düşünmeyin, tatlı olduğu kadar tuzlu kreplerde bulunmakta. Eğer mantar seviyorsanız mantarlı ve emmental peynirliyi öneririz. Bir diğer krepçi ise Pantheon'a yakın, eğer yolunuz Pantheon'a ya da Jardin de Luxembourg'a düşerse buraya uğrayın derim. Rue Sufflot üzerinde bulunan kafenin adı La Creperie. Adından da anlayacağınız gibi sadece krep üzerine bir menüsü var. burada yediğiniz krepten asla pişmanlık duymazsınız bizden söylemesi. 


Son olarakta herkesin bildiği La Durée ve Fauchon yerine size başka bir makaroncu öneriyoruz. Paris'liler buranın La Durée'den daha iyi olduğunu iddia ediyor. Bu makaroncunun adı Pierre Hermé. Buraya da Lafayette'in içinde rastlayabilirsiniz. Ancak burada oturmanız mümkün değil. Bir corner store mantığıyla sadece makaronlarınızı alıp paris'in parklarından birinde kahvenizle makaronlarınızı yiyebilirsiniz. Aynı zamanda Paris'in markalar caddesi Saint Honoré'de de bir şubesi var meşhur makaroncunun. Özellikle çift renkli yani çift tatlı makronları tatmanızı tavsiye ederiz. Bizim favorimiz limonlu ve karamelize bademli ikili. 


Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In Aşk Sana Benzer blake lively Burak Özçivit doutzen kroes Elle Elseve Eva Longoria Fahriye Evcen jennifer lopez Loreal Marie Claire paris Vogue

L'Oreal'in Yeni Yüzü

Son günlerin en çok konuşulan isimlerinden biri Fahriye Evcen, hem Burak Özçivit'le başrolünü paylaştığı Aşk Sana Benzer ile hem de dünyaca ünlü kozmetik markası L'Oreal ile yaptığı anlaşma ile gündemde. Gerçekten muhteşem saçlara sahip olan Fahriye Evcen L'Oreal Paris'in güzellik elçisi olmuş. Hatırlayacağınız gibi geçtiğimiz yıllarda Cansu Dere ve Saadet Işıl Aksoy'da L'Oreal'in güzellik elçisi olmuşlardı.


Fahriye L'Oreal'in güzellik elçisi oldu dedik ama henüz kozmetik alanında değil, markanın Elseve saç bakım ürünlerinin tanıtımı için çalışacak. Geçtiğimiz günlerde de bu birliktelik basına tanıtıldı. O gecede de Fahriye Evcen hem saçlarıyla hem kıyafetiyle hem de makyajıyla göz doldurdu gerçekten.


Biraz da bu birlikteliğin iki tarafından bahsedelim sizlere. Öncelikle L'Oreal'den başlayacak olursak; L'Oreal bugüne kadar dünyada birbirinden ünlü isimlerle çalıştı, markanın en önemli pazarlama stratejisiyse hem markanın uluslararası bir yüzle hem de pazarına girdiği her ülkeden seçilmiş ayrı ayrı yüzlerle çalışıyor olması. Uluslararası yüzleri arasında Jane Fonda, Blake Lively, Doutzen Kroes, Eva Longoria ve Jennifer Lopez gibi isimler olan L'Oreal hepimizin bildiği üzere "Biz buna değeriz" sloganıyla dünya üzerindeki en büyük kozmetik devlerinden biri olmayı başardı. Ayrıca birçok kozmetik ürününü büyük bir hayranlıkla kullandığımızı da söyleyelim.


Fahriye Evcen ise bizce ülkenin en güzel kadınlarından biri. Geçtiğimiz yıl Boğaziçi Tarih bölümünden mezun olan 28 yaşındaki oyuncu hepimizin bildiği üzere birçok dizi projesinde yer aldı. Son olarakta birlikte Çalıkuşu dizisinde rol aldığı Burak Özçivit ile Aşk Sana Benzer adlı filmde beyazperde de karşımıza çıktı. Özel hayatına pek girmek istemesek de şu anda rol arkadaşı Burak Özçivit'le aşk yaşadığını da dipnot olarak belirtelim.


L'Oreal elçisi olarak gerçekleştireceği ilk proje Elseve saç bakımıyla ilgili olsa da ilerleyen dönemlerde L'Oreal'in diğer ürünlerinin de tanıtımında rol oynayacağı söylenmekte. Bugüne kadar birçok derginin (Elle, Marie Claire, Instyle) kapağını süsleyen Fahriye Evcen ilk kez bu kadar büyük bir markanın yüzü oluyor.


Fahriye Evcen'le ilgili yazarken tarzından bahsetmeden yazıyı bitirmek istemedik. Bildiğiniz üzere kendisi bu yıl Elle Style Awards'da yılın en stil sahibi kadın oyuncusu seçildi ve geceye genelde büyük gecelerde hep tercih ettiği Tuvana Büyükçınar imzalı müthiş bir elbiseyle geldi. Son olarak da Aşk Sana Benzer'in galasında gene Tuvanam imzalı bir elbiseyle kırmızı halıdaydı. L'Oreal hem çok güzel bir fiziği hem de çok güzel bir yüzü olan Fahriye'den daha iyi bir güzellik elçisi bulamazdı bizce de, tam isabet olmuş.






Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In adriana lima alessandra ambrosio balmain blake lively Cara Delevingne Couture fashion Joan Smalls Jourdan Dunn Kanye West kim kardashian olivier rousteign Oscar dela Renta paris Ready to Wear Rihanna

En Moda BALMAİN


1945'te Pierre Balmain tarafından kurulan Balmain belki de tarihinde ilk kez bu kadar gündemde. 2011'den bu yana Fransız Oliver Rousteing tarafından yönetilen marka şu sıralar neredeyse tüm ünlülerin gözdesi ve ilk tercihi. Balmain'in şu anki durumundan bahsetmeden önce kısaca nasıl bir marka nerelerden nerelere gelmiş ondan bahsedelim.


Dediğimiz gibi markanın isim babası Pierre Balmain, Paris'te Beaux-Arts'ta okumuş daha sonra Christian Dior'la tanışınca da tüm hayatı değişmiş. 1945'te ilk kreasyonunu, 1949'da da ilk parfüm koleksiyonunu görücüye çıkarmış. Balmain öldükten sonra marka biraz duraklama evresine girmiş olsa da 1992'de işin başına müthiş isim Oscar dela Renta geçince, Pierre Balmain'in ruhu markaya geri gelmiş. Couture'ün bittiği yıllar olarak görülen bu yıllarda Balmain Couture ile büyük bir mücadele vermiş Oscar dela Renta ki bu mücadeleden de başarıyla çıkmış. Oscar dela Renta 2002'de kendi markasıyla ilgilenmek işi bıraktığında gene bir bocalama evresine girmiş Balmain taki o isme kadar: Olivier Rousteing. Onun sayesinde bugünlerde tüm it-girllerin, süpermodellerin, pop starların kısacası popüler kültürün en öndeki isimlerinin buluştuğu ortak nokta oldu Balmain.


Bugünün Balmain'ine geçecek olursak, sektörün en önemli isimlerinin tercihini Balmain'den yana kullandığını görüyoruz. Kırmızı halılarda, özel davetlerde ya da prömiyerlerde mutlaka bir Balmain giyeni buluyoruz.



Rousteing yola Oscar dela Renta zamanındaki couture yapıdaki Balmain'e hayran olarak çıkmış. Ama asıl hedefi Couture ile hazır giyim arasındaki duvarları yıkmakmış. (ki bizce bu işte baya da başarılı oldu) Bunun için hem mimariden hem de Barok'tan ilham aldığını söyleyen Rousteing ile beraber markanın hayranları arasına Rihanna, Prince, Kayne West gibi isimler eklendi.


Oliver Rousteing kendine en çok örnek aldığı isim olan Yves Saint Laurent gibi genç bir yaşta çok büyük bir markanın yükünü omuzlarına aldı ama işin başında olduğu andan itibaren hazırladığı her koleksiyon gerçekten büyük ses getirdi.


Balmain hakkında son bahsetmek istediğimiz şey kampanyaları. Son dönemde dergilerin ilk sayfalarında Karl Lagerfeld'in Chanel çekimlerinden önce merakla beklediğimiz şey Olivier'nin yaratıcığıyla oluşturulmuş Balmain reklamları. Bu yıl kış kampanyasında dönemin en gözde isimlerinden Cara Delevingne ve Jourdan Dunn yer aldı.


Yaz kampanyasının yüzleriyse Balmain'in kendi tabiriyle "Balmain Army" i oluşturan dönemin en iyi top modellerinden oluşan bir kadroydu. Bu isimler Adriana Lima, İsabeli Fontana, Rosie Hungtinton, Joan Smalls ve Crista Cober'di.







Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In Burberry Cara Delevingne Christmas Christopher Bailey fashion Kate Moss London Mode My Burberry Noel paris Printemps

Printemps Paris - The Magical Christmas Journey

PRINTEMPS'IN NOEL HİKAYESİ

Bugün sizlere Paris'in büyük mağazalar caddesindeki en ihtişamlı mağazalardan biri olan Printemps'ın Noel için yaptığı özel hazırlıktan bahsedeceğiz. Her yıl farklı bir konsept ve farklı bir markayla işbirliği yapan Printemps, bu yıl konsept iş birliği için Burberry'i seçti.


6 Kasım'da Kate Moss, Cara Delevingne ve Burberry'nin baş tasarımcısı Christopher Bailey'nin katılımıyla hazırlanan vitrinler görücüye açıldı. Bizde bu anlara şahitlik ettik. Konuyu çok dağıtmadan şunu söyleyelim Cara da Kate de muhteşem güzellikteler. Cara'nın neden her markanın yüzü olduğunu sorgulamamak gerek. Aynı zamanda Kate de en az Cara kadar dinç ve genç görünüyordu. İkiside çok sade ama baştan aşağı Burberry giyinmişlerdi. Özellikle Cara'nın paltosuna ve ayakkabılarına bayıldık. (Bizim çektiğimiz resimler ve videoyla da sizlere bu anları göstereceğiz, merak etmeyin.) İkili hakkında son küçük bir not; Cara'nın Kate'e yetişip, onun kadar ilgi çekebilmesi için biraz daha zamana ihtiyacı var. Bizim objektifimizden fotoğrafları da yazımızın altında görebilirsiniz. Aynı zamanda Kate ve Cara'nın açılışa geliş anlarının videosunu da aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

http://instagram.com/p/vEPp23xr6Y/?modal=true


Biraz da Burberry'nin Printemps için hazırladığı vitrinlerin içeriğinden bahsedelim. Dediğimiz gibi Londra'dan Paris'e bir seyahat anlatılmakta vitrinlerde. Noel için Paris'e yapılan bu seyaheti Burberry kıyafetleri giyen küçük bebekler yapıyor. Üzerlerinde Burberry trençkot ve yağmur çizmeleri giydirilen bebekler inanılmaz şıklar. Vitrinler arasındaki hikaye geçisişiyse çoğu zaman trenlerle sağlanıyor. Hikaye'nin sonundaysa yılbaşı gecesinde tren Paris'e varıyor. Hikayenin dışında vitrinlerde içleri burberry ürünleri ve noel süsleriyle dolu olan büyük topların yer aldığı bölümlerde var.


Vitrinlerin dışında Printemps'ın içine kurulan büyük çam ağacı da Burberry'nin hazırladığı bir konsept ile süslenmiş.


Eğer sadece vitrinlerle yetinmek istemiyorsanız, Burberry sizler için sadece Printemps'a özel bir Noel koleskiyonu da hazırlamış.Trençkottan, kozmetik setine hatta peluş oyuncağa kadar birçok ürün tasarlamış Christopher Bailey. Biz vitrinlerde de bolca kullanılan şemsiye anahtarlığa ve oje ile allıktan oluşan kozmetik setine bayıldık. Fiyatlarının normal Burberry fiyatı olduğunu söyleyelim. Biraz ulaşılmaz olsalarda gerçekten çok güzeller. Eğer Paris'e yolunuz düşerde bu koleksiyonu görmek isterseniz, Printemps'in -1'inci katını gezmeniz yeterli.


Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments