Showing posts with label blake lively. Show all posts
Showing posts with label blake lively. Show all posts

In Bella Hadid blake lively fashion Gigi Hadid kendall jenner Met Gala Moda New York Rihanna Selena Gomez The Weekend tom ford

Met Gala 2017

Her yıl Kostüm Enstitüleri adına Vogue Amerika tarafından düzenlenen Met Gala geçtiğimiz günlerde New York'ta Metropolitan Museum'da gerçekleşti. Bu yılki baloda geçtiğimiz yıllarda rastaladığımız gibi belirli bir tema yoktu. Tam bir ünlüler geçidi olan baloya birbirine uyumlu Hollywood çiftleri, çılgın kostümleriyle yarışan starlar ve cesaretleriyle çokca konuşulan mankenler katıldı. O yüzden bu yazıda sadece en iyi giyinenlere değil, en değişik ve cesur giyinenlere de yer vereceğiz. Hemen "best couple" lardan başlayalım...

Geceye katılan birçok çift arasından bizim gözümüzü alamadıklarımız bu 3 çift oldular. Gisele Bundchen ve Tom Brady ile Blake Lively ve Ryan Reynolds çiftleri neredeyse Met Gala'nın müdavimleri. Gisele tercihi tabi ki inanılmaz vücudunu sergileyen gümüş Stella McCartney elbisesi olmuş, ki bizce gecede giyilen en iyi elbise olabilir. Tom Brady ise erkeklerin kırmızı halı denilince ilk tericherinden biri olan Tom Ford'la geceye katılmış. Ancak klasik kesim bir takım yerine mavi-gri kadife ceket tercih eden Brady'ye tek kelimeyle bayıldık. 

  

Lively - Reynolds çiftine gelecek olurak, Blake'in gold ama kuyruğu mavi Atelier Versace elbisesi şahane ama klasik Versace takımınyla Ryan'ın da ondan aşağı kalır yanı yok, eşinin elbisesiyle uyumlu papyonunu da belirtmeden geçmeyelim. 


 Ama kuşkusuz gecenin en sansasyonel ve beklenen çifti Selena Gomez ve The Weekend oldular. Selena Gomez geceye marka yüzü olduğu Coach elbisesiyle katıldı. Bizim bu gece hakkında en çok merak ettiğimiz şeylerden biriyse The Weekend'in eski sevgilisi Bella Hadid ve geceye katılan tüm arkadaşlarının bu çifte tepkisi. 


Gelelim gecenin oldukça cesur mankenlerine, eğer birkaç Met Gala fotoğrafı gördüyseniz kimlerden bahsedeceğimizi anlamışsınızdır. Evet evet, Kendall Jener ve Bella Hadid. Ama biz bu listeye gecede favorilerimizden biri olan Gigi Hadid, Lily Aldrige ve Cara Delevingne'ı de ekledik. Kendall Jener geceye vücudunu zar zor örten La Perla elbisesiyle katıldı. Bildiğiniz gibi La Perla aslında bir iç çamaşırı markası ama bu etiketten sıyrılıp kıyafet markası olmak için hazırlık yapıyorlar. Bunun bir nevi tanıtımı da Met Gala'da Kendall Jenner'la yapıldı. İyi bir tanıtım mıydı, orası tartışılır. 


Bella Hadid'se aksine vücudunu tamamen kaplayan ama bir o kadar da saran Alexander Wang tulumuyla geceye katıldı. Çok beğendik mi ? Hayır ama diğerlerinden farklı olduğu ve gecenin belki de en çok konuşlan ismi oluğunu itiraf etmemiz gerek. 


Gigi'ye gelecek olursak, yüzü olduğu Tommy Hilfiger elbisesiyle hem orjinal hem de güzel görünüyordu bizce. Hele makyajı bizce gecenin en iyisiydi. 


Lily ve Cara'yı listeye almamızın sebebi vücudunu sergileme anlamında cesaretten kaynaklanmıyor. Bizde diğer mankenlere göre en değişik olan ikili onlardı. Lily, Ralph Lauren kar beyazı elbisesini yüzünü ikiye ayıran bir pembe tül ve bu senenin yıldızı uzun kırmızı Balenciaga çizmeleriyle tamamlamıştı. Met Gala denilince orjinal olunması gerekiyorsa bizce Lily bu işi çok iyi becermiş. 

 

   Cara ise tabi ki Chanel takım giymişti ama tamamen kazıttığı saçlarını gümüş renge boyayarak geceye katılması ve daha sonra Instagram hesabından güzellik üzerine paylaştığı yazıyla bizce gecnin en cesuruydu.

    Son olarak değinmeden edemeyeceğimiz birkaç ismi söyleyelim. Genelde Met Gala'ların en çok konuşan ismi olan Rihanna gene en çılgın kıyafetlerden birini giymişti. Comme de Garçon kostümüyle geceye katılan Rihanna her zaman olduğu gibi bize biraz fazla geldi. Diğer ünlü isimlerin yanında adı pek anılmayan ama bizce her Met Gala'nın en şık ismi diyebileceğimiz Anna Wintour'un kızı Bee Shaffer, Alexander McQueen elbisesiyle adeta ışıldıyordu. 


Son olarak, yıllardır fark ettiğimiz ama daha önceki Met Gala yazılarında paylaşmadığımız bir şeyi de söylemek istiyoruz. Her yıl Topshop belirli bir ekibi giydirip Met Gala'ya yolluyor. Bu yılda Candice, Behati ve Joan gibi inanılmaz ünkü modeller Topshop giydiler ama kıyafetlerin kalitesi gerçekten böyle bir gecenin seviyesinin çok altında. Yanlış anlaşılmak istemeyiz, konu tasarımlar değil ama işçilik. Büyük isimlerin yanında Topshop gerçekten çok sönük kalıyor. Bu kadar iyi bir fırsatı her yıl neden böylesine çöpe attıklarını anlamış değiliz. 




Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In Amber Heard Andrew Garfield Angelina Jolie Best Couples blake lively Brad Pitt Daniel Craig emma stone hollywood Jennifer Aniston Johnny Depp Justin Theroux movie Rachel Weisz Ryan Reynolds Sinema

Setlerde Başlayan Aşklar

Bugün sizlere eskiden yaptığımız gibi bir geri sayım yapacağız. Bu kez sette tanışıp gerçek hayatta aşklarına devam eden favori çiftlerimizi sıralayacağız.

Jennifer Aniston ve Justin Theroux ilk çiftimiz, Wanderlust filminin setinde tanışan çiftin ilişkisi 2011'in Mayıs ayında başladı. 1 yıl sonra nişanlanan çift 2015'te gizli bir şekilde Los Angeles'ta evlendi. Brad Pitt'ten sonra uzun süre ciddi bir ilişkisi olmayan Jennifer Aniston'ın hayallerindeki adama Justin Theroux ile kavuştu. Jennifer'ın eşinden almayı en sevdiği hediye de uzak setlerde çalıştığı zaman eşinin süpriz yapıp yanına gelmesiymiş. Theroux için Aniston'la beraber olmanın en iyi yanıyıysa InTouch dergisine verdiği röportajında dediği gibi "her sabah ona bakarak uyanmak."


Medyada çok rastlamasak da Rachel Weisz ve Daniel Craig film setinde aşkları başlayan bir diğer favori çiftimiz. Son 3 James Bond filminin Bond'u Daniel Craig 2011 yılında The Dream House'da Rachel Weisz ile tanıştı ve çift aynı yıl da evlendiler. "Hollywood'daki en kapalı çift" olarak anılan ikiliyi beraber ancak Bond filmlerinin galalarında ya da Oscar gibi büyük törenlerin kırmızı halısında görüyoruz. Rachel Weisz başkalarına evlilikleri hakkında konuşmanın Daniel'a ihanet etmek olduğuna inandığını ve ilişkilerini gözler önünde yaşamayı bu yüzden tercih etmediğini söylüyor. Ancak herkes bilmese de çift 2013'te Broadway'de beraber bir oyunda da sahne aldı yani o kadar da gözlerden uzak değilller. 


Ryan Reynolds ve Blake Lively ise tek kelimeyle mükemmel çift. Green Lantern filminin setinde tanışan çift şu an evli mutlu çocuklu. 2011 yılında Scarlett Johnson'dan boşanan Ryan Reynolds ve gene aynı yıl Penn Badgley'den ayrılan Blake Lively teselliyi birbirlerinde bulup bir ilişkiye başladıklarında Hollywood onlara pek de şans tanımamıştı. Ama çift 2015'te 3.evlilik yıl dönümlerini kutluyor ve kucaklarında kızları James'i tutuyorlar. Blake Lively kendinden daha zevkli biriyle evli olduğu için çok şanslı olduğunu ifade eden Lively, Ryan'nın onun en büyük şanslarından biri olduğunu söylüyor.


Son 3'e girmiş bulunuyoruz. Ve son dönemde herkesi en çok şok eden aşklardan biri olan Johnny Depp ve Amber Heard listeyi hazırlamayı düşündüğümüzde ilk aklımıza gelen isimlerden biriydi. Uzun yıllar Vanessa Paradis ile beraberliğini sonlandırıp The Rum Diary filminin setinde tanıştığı Amber Heard ile 2015 yılından da evlenen Johnny Depp Hollywood dünyasını en çok şaşırtan olaylardan birine imza atmıştı. Özgürlüğümü kaybedeceğimden çok korktum ama ona her geçen gün bir kez daha aşık oluyorum diyen Amber Heard hayattaki en büyük destekçisinin eşi olduğunu söylüyor. Belki çocuklarının annesi ve uzun yıllarını birlikte geçirdiği Vanessa Paradis'yi bir anda bıraktığı için Johnny'ye çok kızılsa da şu an bu çift gerçekten birbirine en çok yakışan çiftlerden biri.


Buraya kadar sıraladığımız tüm çiftler hala birlikteliklerini sürdürmekte ancak sıradaki çiftimiz sette tanışıp doludizgin bir aşk yaşayan ama geçtiğimiz yıl ayrılık kararı alan Emma Stone ve Andrew Garfield. Biz onları birbirine çok yakıştırdığımız için bu yazıya eklemeden edemedik. Amazing Spider Man'de tanışıp ilişkilerine 4 yıl boyunca devam eden çift de gözlerden uzak bir ilişki yaşamayı tercih etmişti. Ancak geçtiğimiz yılın ekim ayında ayrıldıklarını kamuoyuyla paylaşdılar. Çekimler yüzünden birbirlerinden uzak kalmaları ve yoğunlukları neden gösterilen ayrılıklarından sonra birbirlerine hala çok değer verdiklerini söyleyen çiftin ilerki zamanlarda tekrar beraber olacaklarına yönelik bir beklenti de yok değil.


Tabi ki böyle bir listede olmazsa olmaz çift Angelina Jolie ve Brad Pitt. Mr & Mrs.Smith filminde tanışan ikilinin birlikteliği ilk zamanlar yalanlanmış hatta Angelina'nın hamile olduğu anlaşılana kadar net bir şey söylenmemişti. Filmin galalarında da birbirine çok yakın gözüken sonrasında Jennifer Aniston'dan boşanan ve Angelina'nın evlat edindiği yeni bebeğini nüfusuna geçiren Pitt'in ilişkiyi doğrulamasına da pek gerek kalmamıştı aslında. 2004'te tanışıp 9 yıl ilişkilerini sürdüren çift Fransa'da Chateau Miraval'da 2014 yılının Ağustos ayında evlendiler. Jolie tüm çocuklarının üzerine çizim yaptığı bir duvakla evlenerek ailenin onun için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Tabi ikizlerinden bahsetmedik ama çiftin 6 tane de çocuğu olduğunu ekleyelim. Çifti son olarak Angelina Jolie'nin yazdığı By the Sea filminde bir karı kocayı canlandırırken görüyoruz.








Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In Aşk Sana Benzer blake lively Burak Özçivit doutzen kroes Elle Elseve Eva Longoria Fahriye Evcen jennifer lopez Loreal Marie Claire paris Vogue

L'Oreal'in Yeni Yüzü

Son günlerin en çok konuşulan isimlerinden biri Fahriye Evcen, hem Burak Özçivit'le başrolünü paylaştığı Aşk Sana Benzer ile hem de dünyaca ünlü kozmetik markası L'Oreal ile yaptığı anlaşma ile gündemde. Gerçekten muhteşem saçlara sahip olan Fahriye Evcen L'Oreal Paris'in güzellik elçisi olmuş. Hatırlayacağınız gibi geçtiğimiz yıllarda Cansu Dere ve Saadet Işıl Aksoy'da L'Oreal'in güzellik elçisi olmuşlardı.


Fahriye L'Oreal'in güzellik elçisi oldu dedik ama henüz kozmetik alanında değil, markanın Elseve saç bakım ürünlerinin tanıtımı için çalışacak. Geçtiğimiz günlerde de bu birliktelik basına tanıtıldı. O gecede de Fahriye Evcen hem saçlarıyla hem kıyafetiyle hem de makyajıyla göz doldurdu gerçekten.


Biraz da bu birlikteliğin iki tarafından bahsedelim sizlere. Öncelikle L'Oreal'den başlayacak olursak; L'Oreal bugüne kadar dünyada birbirinden ünlü isimlerle çalıştı, markanın en önemli pazarlama stratejisiyse hem markanın uluslararası bir yüzle hem de pazarına girdiği her ülkeden seçilmiş ayrı ayrı yüzlerle çalışıyor olması. Uluslararası yüzleri arasında Jane Fonda, Blake Lively, Doutzen Kroes, Eva Longoria ve Jennifer Lopez gibi isimler olan L'Oreal hepimizin bildiği üzere "Biz buna değeriz" sloganıyla dünya üzerindeki en büyük kozmetik devlerinden biri olmayı başardı. Ayrıca birçok kozmetik ürününü büyük bir hayranlıkla kullandığımızı da söyleyelim.


Fahriye Evcen ise bizce ülkenin en güzel kadınlarından biri. Geçtiğimiz yıl Boğaziçi Tarih bölümünden mezun olan 28 yaşındaki oyuncu hepimizin bildiği üzere birçok dizi projesinde yer aldı. Son olarakta birlikte Çalıkuşu dizisinde rol aldığı Burak Özçivit ile Aşk Sana Benzer adlı filmde beyazperde de karşımıza çıktı. Özel hayatına pek girmek istemesek de şu anda rol arkadaşı Burak Özçivit'le aşk yaşadığını da dipnot olarak belirtelim.


L'Oreal elçisi olarak gerçekleştireceği ilk proje Elseve saç bakımıyla ilgili olsa da ilerleyen dönemlerde L'Oreal'in diğer ürünlerinin de tanıtımında rol oynayacağı söylenmekte. Bugüne kadar birçok derginin (Elle, Marie Claire, Instyle) kapağını süsleyen Fahriye Evcen ilk kez bu kadar büyük bir markanın yüzü oluyor.


Fahriye Evcen'le ilgili yazarken tarzından bahsetmeden yazıyı bitirmek istemedik. Bildiğiniz üzere kendisi bu yıl Elle Style Awards'da yılın en stil sahibi kadın oyuncusu seçildi ve geceye genelde büyük gecelerde hep tercih ettiği Tuvana Büyükçınar imzalı müthiş bir elbiseyle geldi. Son olarak da Aşk Sana Benzer'in galasında gene Tuvanam imzalı bir elbiseyle kırmızı halıdaydı. L'Oreal hem çok güzel bir fiziği hem de çok güzel bir yüzü olan Fahriye'den daha iyi bir güzellik elçisi bulamazdı bizce de, tam isabet olmuş.






Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In adriana lima alessandra ambrosio balmain blake lively Cara Delevingne Couture fashion Joan Smalls Jourdan Dunn Kanye West kim kardashian olivier rousteign Oscar dela Renta paris Ready to Wear Rihanna

En Moda BALMAİN


1945'te Pierre Balmain tarafından kurulan Balmain belki de tarihinde ilk kez bu kadar gündemde. 2011'den bu yana Fransız Oliver Rousteing tarafından yönetilen marka şu sıralar neredeyse tüm ünlülerin gözdesi ve ilk tercihi. Balmain'in şu anki durumundan bahsetmeden önce kısaca nasıl bir marka nerelerden nerelere gelmiş ondan bahsedelim.


Dediğimiz gibi markanın isim babası Pierre Balmain, Paris'te Beaux-Arts'ta okumuş daha sonra Christian Dior'la tanışınca da tüm hayatı değişmiş. 1945'te ilk kreasyonunu, 1949'da da ilk parfüm koleksiyonunu görücüye çıkarmış. Balmain öldükten sonra marka biraz duraklama evresine girmiş olsa da 1992'de işin başına müthiş isim Oscar dela Renta geçince, Pierre Balmain'in ruhu markaya geri gelmiş. Couture'ün bittiği yıllar olarak görülen bu yıllarda Balmain Couture ile büyük bir mücadele vermiş Oscar dela Renta ki bu mücadeleden de başarıyla çıkmış. Oscar dela Renta 2002'de kendi markasıyla ilgilenmek işi bıraktığında gene bir bocalama evresine girmiş Balmain taki o isme kadar: Olivier Rousteing. Onun sayesinde bugünlerde tüm it-girllerin, süpermodellerin, pop starların kısacası popüler kültürün en öndeki isimlerinin buluştuğu ortak nokta oldu Balmain.


Bugünün Balmain'ine geçecek olursak, sektörün en önemli isimlerinin tercihini Balmain'den yana kullandığını görüyoruz. Kırmızı halılarda, özel davetlerde ya da prömiyerlerde mutlaka bir Balmain giyeni buluyoruz.



Rousteing yola Oscar dela Renta zamanındaki couture yapıdaki Balmain'e hayran olarak çıkmış. Ama asıl hedefi Couture ile hazır giyim arasındaki duvarları yıkmakmış. (ki bizce bu işte baya da başarılı oldu) Bunun için hem mimariden hem de Barok'tan ilham aldığını söyleyen Rousteing ile beraber markanın hayranları arasına Rihanna, Prince, Kayne West gibi isimler eklendi.


Oliver Rousteing kendine en çok örnek aldığı isim olan Yves Saint Laurent gibi genç bir yaşta çok büyük bir markanın yükünü omuzlarına aldı ama işin başında olduğu andan itibaren hazırladığı her koleksiyon gerçekten büyük ses getirdi.


Balmain hakkında son bahsetmek istediğimiz şey kampanyaları. Son dönemde dergilerin ilk sayfalarında Karl Lagerfeld'in Chanel çekimlerinden önce merakla beklediğimiz şey Olivier'nin yaratıcığıyla oluşturulmuş Balmain reklamları. Bu yıl kış kampanyasında dönemin en gözde isimlerinden Cara Delevingne ve Jourdan Dunn yer aldı.


Yaz kampanyasının yüzleriyse Balmain'in kendi tabiriyle "Balmain Army" i oluşturan dönemin en iyi top modellerinden oluşan bir kadroydu. Bu isimler Adriana Lima, İsabeli Fontana, Rosie Hungtinton, Joan Smalls ve Crista Cober'di.







Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In Beyonce blake lively Cara Delevingne Dior emma stone Gisele Bünchen Karlie Kloss Kim Kardasian lanvin Marion Cotillard Met Gala oscar de la renta stella mccartney Taylor Swift Vogue

MET GALA 2014


Oskarlar, Altın Küre ve Emmy ödelleri kadar çok konuşulan, yılın en görkemli kırmızı halılarından olan MET Gala 5 Mayıs gecesi gerçekleşti ve herkesi tek kelimeyle büyüledi. Kırmızı halı müzik, sinema ve eğlence hayatının en önemli kişilerinin şıklık yarışına dönüştü. Geçen yılın teması "punk" iken bu yılın teması "vintage" seçildi. Bu yıl MET Gala bir çok renge ev sahipliği yaptı. Yazın etkisi canlı renklerle, soft ve nude renkler, kısa üstler bu sezonun etkilerinden.



Yılın en büyük moda gecesinden zihinimize kazılan en beğendiğimiz stilleri sizinle paylaşmak istedik. 

Ilk olarak evlendikten sonra sadece özel gecelerde kendini gösteren ve gün geçtikçe güzelleşen Blake Lively, sim işlemeli rose rengi Gucci tuvaletiyle tek kelimeyle muhteşemdi. Elbisesi ve stiliyle Gucci Premier tanıtım reklamlarındaki Blake'i anımsatsa da o reklamda da gerçekten çok beğenilmişti. Ryan Reynolds'a da değinmeden geçemeyeceğiz. Bir zamanların yakışıklı bekarlarından Ryan'a Blake'le olan evliliği yaramış diyebiliriz her ne kadar biraz kıskanmış olsak da.


Beyonce, tam bir vintage kraliçesi olarak Givenchy elbisesiyle geceye eşi Jay-Z ile katıldı. Kırmızı halı üzerinde Jay-Z, Beyonce'ye tekrar evlilik teklifi yaparak yüzüğünü tekrar parmağına taktı.


En yakın arkadaşı Karlie Kloss gibi o da saçlarını kısacık kestiren Taylor Swift, zaten kendi tarzı olan vintage stilini Oscar de la Renta imzalı pudra elbisesiyle çok güzel yansıtmıştı. Bu arada değinmeden geçemeyeceğiz, Taylor Swift'in bu yeni saç modeliyle Karlie Kloss'a olan benzerliği dikkat çekmekte.


MET Gala en çok Gisele Bünchen'a yakışıyor dersek yalan söylemiş olmayız. Ilerleyen yaşına rağmen kendisine yaşça küçük modellere taş çıkaran Gisele, siyah dantel Balenciaga tuvaleti içinde ve kocaman gülümsemesiyle göz kamaştırıcıydı.


Dior'un vazgeçilmez yüzü olan Marion Cotillard, lacivert delikli Dior elbisesiyle katıldı ve kesinlikle kendisinin tam bir Dior kadını olduğunu tekrar kanıtladı.



Geçen yıl kaotik bir elbise seçerek herkesi şoke eden Kim Kardashian ise bu yıl hem konsepte uygun giyinmişti hem de çok şıktı. Kıyafeti Lanvin'in baş tasarımısı Albert Elbaz tarafından Kim'e özel olarak tasarlandı.


Vintage temasını yansıtmaktan kaçınanlar

Bir süredir kısa üst modasını yansıtan kıyafetler içinde gördüğümüz Emma Stone, bu kararından vazgeçmemiş. Üstelik birbiriyle en zor kombinlenen pembe tonlarını birlikte yansıtan Thakoon tasarımıyla geceye katıldı. Açıkçası hem öyle bir geceye hem de gecenin temasına uygun bir tasarım olmadığını düşündüğümüz için kendisini tema dışındakiler bölümüne aldık.


Cara Delevingne için bizi şaşırtanlardan olduğunu söyleyebiliriz. Geçen yıl MET Balo stiliyle hafızalara kazınan Cara, bu yıl tercihini beyaz pantalon ve siyah büstiyerden yana kullanmıştı. Her ne kadar her zamanki gibi güzelliğiyle çok dikkat çekse de aykırılar kategorisine girmekten kaçınamadı.
Cara Delevingne'in kıyafetinin tasarımcısıysa Stella Mccartney'di. Geceye damga vuran an ise Stella Mccartney'nin bu balo için özel olarak giydirdiği 4 kadınla (Cara dışında Rihanna, Kate Boswort ve Reese Witherspoon) verdiği pozlardı.


Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In blake lively chanel christian louboutin fashion gossip girl Gucci red carpet serena van der woodsen style

ALTIN KIZ BLAKE LIVELY

SERENA'DAN BLAKE'E


2007-2012 yıllarında hayranlıkla özenerek izlediğimiz bizce en iyi gençlik dizisi Gossip Girl'ün altın kızı Blake Lively bugün en çok konuşulan Hollywood ünlülerinden biri. 20 yaşındayken Gossip Girl'ün popüler güzel sarışın Serena van der Woodsen'ı olarak hayatımıza giren Blake bugün de muhteşem giyim zevki ve çok konuşulan özel yaşamıyla gündemde yerini koruyor.


Blake'in Gossip Girl'deki halinden biraz daha bahsedecek olursak, moda bakımından Serena, Blair'ın biraz daha gerisinde kaldı diye biliriz. Gerisinde kaldı derken sofistikelik ve şağşağdan bahsediyoruz tabi ki. Blair'a göre Serena'nın tarzı biraz daha sadeydi ve bu yüzden Blair daha ön plandaydı. Serena'yla Blake tarzlarını karşılaştırmak istersek de birbirleine çok benzediklerini söyleyebiliriz. İkisi de sadelikten ama kaliteden yana. Giydiklerini kendine yakıştırmak ama giyerken de riskten uzak ve güzelliğinden emin oldukları parçaları seçmek ikisinin de tarzını belirleyen önemli etkenler oldu.





Gossip Girl'ün geçen yıl bitmesinden sonra ilk olarak karşımıza Gucci Premiere parfümünün yüzü olarak çıktı. Altın sarısı dapdar elbisesiyle Gossip Girldeki genç kişiliğinden seksi bir bayana dönüştüğünü kanıtladı. Reklam filmini izlemek için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz.
http://www.youtube.com/watch?v=NzV3GRtwftQ



Karl Lagerfeld'in büyük ilgi duyduğu Blake Lively, 2011 yılında Chanel Mademoiselle'in kampanya yüzü oldu. Reklam kampanyasının fotoğrafları Karl Lagerfeld imzası taşıyordu.

Dizide güzelliği ve havasıyla peşinde bir çok erkeği koşturan Blake özel yaşamında da bu özelliği taşıyor ki günümüzün en yakışıklı erkekleri arasında sayılan Ryan Reynolds'la geçen yıl hayatlarını birleştirdi. Özel hayatını biraz daha açacak olursak dizideki aşkı ve en son bölümde eşi olan Penn Badgley ile 3 yıl beraberlik yaşadı. Daha sonra ise muhteşem yakışıklı bekar Leonardo diCaprio ile 5 aylık bir ilişkisi oldu.




Karl ve Christian'a Blake dendiği zaman ikisinin de diyeceği çok şey olduğunu biliyoruz. Moda dünyasında gerçekten de fırtınalar estiren Blake, boş zamanlarında Christian Louboutin ile alışveriş yapmakta. Christian da onun adına bir ayakkabı bile tasarladı ve sınırlı sayıda üreterek piyasaya sürdü. Karl ise geçtiğimiz yıllarda gittiği birçok organizasyonda Blake'i yanından ayırmadı. Daha sonra da Chanel'in yüzü olarak kendisini seçti.


Blake'in kırmızı halı tarzıysa imrenilecek güzellikte. Katıldığı her kırmızı halı etkinliğinde tüm dikkatleri kendi üzerine seçen Blake, yaptığı bu seçimleri kendi başına verdiğini söylüyor, herhangi bir profesyonelden yardım almıyormuş kendisi. Tabi karar vermeden önce alışveriş arkadaşı Christian Louboutin ve ilham perisi olduğu Karl Lagerfeld'in fikirlerini alıyordur bizce.






Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments