Showing posts with label Cara Delevingne. Show all posts
Showing posts with label Cara Delevingne. Show all posts

In book Cara Delevingne Charlize Theron Dakota Johnson Fifty Shades Darker fifty shades of grey Grinin Elli Tonu henry cavill Jamie Dornan Karanlığın Elli Tonu Kim Basinger movie Sinema

Fifty Shades of Darker

Filmin çıkmasına daha 1 yıl olabilir ama Şubat ayında çekimlerinin başlayacak olması ve filmle ilgili kamuoyuyla paylaşılan bazı detaylarla devam filmine odaklanmış durumdayız. Fifty Shades Darker ile ilgili bildiklerimizi, duyduklarımızı sizlerle paylaşalım dedik.


Serinin sıkı bir takipçisi değilseniz belki fragmandan haberiniz olmayabilir ancak geçtiğimiz yıl Fifty Shades of Grey DVD'si ile beraber 30 saniyelik kısa bir fragmanın da paylaşıldığını hatırlatalım. Fragmanda kitaptan da hatırlayacağınız bir sahneyle, maskeli baloya hazırlanan Mr.Grey ile ödüllendiriliyorsunuz. Tabi gelecek iki filminde yani Fifty Shades Darker ve Fifty Shades Freed'in çıkış tarihleri de önceden açıklandı. Biz size tekrar hatırlatalım. Fifty Shades Darker 10 Şubat 2017'de; Fifty Shades Freed 9 Şubat 2018'de vizyona girecek.


Gelelim devam filmiyle ilgili bildiklerimize, Fifty Shades of Grey'in yönetmeni olan Sam Taylor Johnson'ın yeni filmde yer almayacağı geçen yıl açıklanmıştı. Ancak kısa zaman önce Fifty Shades Darker'ın yönetmeni açıklandı. Bu isim Glengarry GlenRoss ve Perfect Stranger gibi önemli filmlerin yönetmeni James Foley. Foley'i son dönemde House of Cards ve Billions gibi en çok izlenen dizilerin yönetmeni olarak gördük. Aslında hikaye Anastasia tarafından anlatıldığı için filmin bir kadın gözüyle daha gerçekçi olabileceği kanısı hakim ama James Foley'nin tecrübesiyle bu dezavantajın üstesinden geleceğine eminiz.


Fifty Shades of Grey'den sonra Jamie Dornan'ın seriyi bırakacağına dair bazı haberler çıkmıştı. Ancak bu haberlerin hem Jamie hem de yapımcılar tarafından yalanlandı zaten sonrasında fragmanda Jamie'yi hayallerimizin Mr.Grey'i olarak görmeye devam ediyoruz.


Bildiğiniz üzere başroller Jamie Dornan ve Dakota Johnson'ın yoğun programından dolayı devam filminin çekimlerine hemen başlanmamıştı. Ancak şu günlerde 2016'nın Şubat'ında çekimlerin Kanada'da başlayacağı konuşuluyor. 9 Şubat'ta Vancouver'da çekimlerin başlaması Temmuz ortalarına doğru da çekimlerin tamamlanması bekleniyor. Bildiğiniz üzere Fifty Shades of Grey'in çekimleri sırasında fanların ve medyanın ilgisinden kaçabilmek için tüm ekip "The Adventures of Max & Banks" başlığını kullanmıştı. Bu kez prodüksyonun "The Further Adventures of Max & Banks 2" ismiyle hazırlandığı söyleniyor.


Net olmamakla birlikte bu kez filme yarı yarıya daha az bütçe verildiği konuşuluyor. Fifty Shades of Grey ile 570 milyon $ hasılat elde eden serinin bu film için bütçesi 20 milyon dolar civarında olacakmış. Bütçedeki bu azalmanın filmdeki sex sahnelerinin izleyici kitlesini sınırlandırmasından kaynaklandığı söyleniyor. 17 yaş sınırı getirilmesine kesin gözüyle bakılan filmde Jamie Dornan'a tamamen çıplak sahnelerde oynaması için ekstra bir 1 milyon $ teklif edildiği dedikodusunu da atlamayalım.


Son olarak bu kez filmin senaryosunun yazımında E.L James'e eşinin destek olacağını söyleyelim. 

Ancak film hakkında belki de en çok merak edilen şey hala açıklanmadı. Bu da Ana'nın patronu Jack Hyde'ı kimin canladıracağı. Size yazımızda dün gece açıklanan son dakika haberini de verelim meşhur Mrs.Robinson için Charlize Theron'dan Kim Cattrall'e birçok isim anılırken rolü kapan bir zamanların en seksi isimlerinden olan Kim Basinger oldu. Jack Hyde'a deri dönecek olursak, biz sizlere kulislerde konuşulan isimleri söyleyelim, kimin uygun görüleceği ya da süpriz bir isimle mi anlaşacakları yapım ekibine kalmış. Henry Cavill ve Ian Somerhalder en çok üzerinde durulan isimler hatta Henry Cavill'e bu konu hakkında soru sorulduğunda şu an için işlerin netleşmediğini söyleyip rol için adı geçen isimlerden biri olduğunu yalanlamadı. Son bir tüyo da Christian'ın eski itaatkarı olan Leila için, bu rolü oynaması içinse Cara Delevingne'e teklif götürüldüğü konuşuluyor.


Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In Anne Hataway Beyonce Cara Delevingne chanel Dakota Johnson jennifer lawrence Julianne Moore kendall jenner Kim Kardasian Met Ball Met Gala Met Gala 2015 Rihanna Selena Gomez Sienna Miller

MET BALL 2015

Her yıl olduğu gibi bu yılda Vogue tarafından New York'taki Metropolitan Museum'da gerçekleşen geceye ilgi büyüktü. Ancak bizce bu yılki Met Gala son yılların en görkemlisi ve en konsepte uygun kırmızı halı geçişine sahne oldu. Met Ball'un bu yılki teması müzedeki sergiyle eşdeğer olan China: Thorough the Lokking Glass'tı. Geçen yılın "punk" temasına pek fazla uyulmamış hatta tema fazlasıyla eleştirilmişti. Ancak buyıl hemen hemen tüm davetlilerin üzerinde uzakgoğu esintileri taşıyan kıyafetler vardı. Tabi klasikten vazgeçmeyen birkaç isim vardı ki bizce onlarda risk alıp temaya uymalıydı. Yazımızda geceye katılan her isimden bahsedemeyeceğiz ama bizim için en iyiler kimlerdi, en çılgın kıyafetleri kim giydi, temaya uymayıp klasikten vazgeçmeyen isimler kimlerdi'ye yer verecegiz.

En iyilerden başlayalım. Aslında yazıya direkt bu isimle başlamamız gerekti. Rihanna belki de hiçbirimizin giymeyeceği bir kıyafet seçti ama gecenin kesinlikle en görkemli ismiydi. Ve belki de ilk kez Riri çıplaklığıyla değil ihtişamıyla öne çıktı. Tamamı el yapımı olan Guo Pei pelerini kısa kızıl saçları ve ihtişamlı saç aksesuarıyla tamamlayan Rihanna gecenin en çok onuşulan ismi oldu. 



Bizim için bir diğer favori ise belki Rihanna kadar görkemli olmasa da temaya uygun giyimiyle ve tabi ki Chanel tercihiyle Dakota Johnson oldu. Tüm davetliler arasında mini elbise tercih eden tek isim olan Dakota siyah beyaz elbisesi ve Chanel'in bebekli çantasıyla çok şıktı. Aynı zamanda kısacık kestirdiği saçları ve kedi gözü makyajı da bizce ona çok yakışmış.


Gecenin en şok şaşırtan isimlerinden biri de kırmızı halıda merakla beklenen isimlerden biri olan Sarah Jessica Parker'dı. Kendisinin aldığı bu riski Rihanna'nınki kadar sevdiğimizi söyleyemeyiz. Ama Philip Treacy şapkayı ondan başka kimsenin takmaya cesaret edemeyeceğinden eminiz. SJP, H&M elbisesini de adeta bu şapkayı tamamlamak için giymiş.


Gecenin bir yanıyla konseptine uyan bir yanıyla da klasından vazgeçmeyen ve bizce en şık isimlerinden olan Julianne Moore ise bu yılki en iyi kırmızı halı resmini verdi. Oscar töreninde giydigi beyaz Chanel'le çok eleştirilse de bu gece giydiği siyah Givenchy Couture elbisesi tek kelimeyle muhteşem. Geceye de kıyafetin tasarımcısı Ricardo Tisci'yle katılan Julianne Moore kıyafetinin boyutuyla değil ama şıklığıyla geceye damgasını vurdu.


Konsepte pek bağlı almayan isimlerden de bahsedeceğiz demiştik. Bunlardan Biri Rosie Huntington-Whitley. Kendisi konsepte bağlı değildi ancak giysiği Versace elbiseyle gecenin en sexy ismiydi bizce. Her yerden dekoltesi bulunan elbiseyi bu kadar iyi taşıyabilmek büyük başarı gerçekten de.


Gecenin en sexy isminden sonra sexy olmaya çalışan ama artık popolarını göremkten sıkıldığımız 3 ismi belirtmek istedik. Hemen hemen katıldıkları her kırmızı halı töreninde popolarını açıkta bırakan ya da çepeçevre sarak tülden kıyafetler tercih eden Jennifer lopez, Beyonce ve tabi ki de Kim Kardashian bu gece de bizi yanıltmadılar. Poposuyla meşhur olan Kim Kardashian'ı anlayabiliyoruz ancak Beyance ve Jennifer Lopez'in stylistleri artık bu duruma bir dur demeli. Son olarak bu üç ismin kıyafetlerine imza atan isimleri söylmek gerekirse; Kim Kardashian - Roberto Cavalli, Jennifer  Lopez Versace, Beyonce ise Givenchy giymişti. (Beyonce'nin kıyafetine haksızlık yapmış olmayalım, elbise muhteşem ama artık yeni bir şeyler denese hiç fana olmaz)


Şimdi gecede bize hem hayal kırıklığı yaratan birinden ve bizi hiçbir kırmızı halıda yanıltmayan başka bir isimden bahsedeceğiz. Geçen yılki Stella McCartney tulumunun bir benzerini giyen Cara Delevingne'den başka bir şey beklerdik açıkcası. Kendisinin tercihi gene Stella McCartney olmuş, farkınıysa vücudundaki küçük Japon çiöeklerinden oluşan geçici dövmeyle ortaya koymuş. Maskülen bir tercih yapan diğer bir isimse Thakoon takımıyla Sienna Miller olmuş. Ancak kırmızı taşlarla işli uzakdoğu esintisi taşıyan bu takımı içinde inanılmaz şıktı bizce.


Hollywood'un şu dönemdeki en gözde iki ismine geçecek olursak Anne Hattaway'in gold Ralph Laurent elbisesi içinde olduğundan çok daha farklı bir tarzda görüyoruz. Ancak bu değişim ona yakışmış, farklı amaşık olmayı başarmış. Bir diğer isim Jennifer Lawrence'in ise tercihi her zaman olduğu gibi Dior. Çiçeklerle bezeli Dior elbisesinin özellikle üst kısmı müthiş ihtişamlı olan Lawrence çok şık olmuştu.


Gecede genelden farklı renk tercihi olan iki ismi birlikte yazalım istedik. 2015 yılının en çok konuşulan modeli olan Kendall Jenner'in yeşil elbisesi yüzü olduğu Calvin Klein'dendi. Geçen yıl ki Topshop elbisesi tam anlamıyla bir fiyasko olan Kendall bu yıl biraz daha iyi gözüktü gözümüze. Ancak yeşil konusunda Emma Roberts Ralph Laurent'iyle ondan daha iyi bir tercih yapmış bizce.


Met Ball'da prenses elbisesiyle Kerry Washington'ı yazmadan edemedik. Elbise hakkında kararsızız ama diğerlerinden farklı bir tercihle kırmızı halıda olduğu kesin Washington'ın. Genelde de kırmızı halıda tercihini Prada'dan yana kullanan Kerry Washington bu gecede tercihini değiştirmemiş. Pembeyle yeşili uyduran Washington'ı da bu riskli terchinden dolayı tebrik ediyoruz.


Son olarak gecede en çok beğendiğmiz isimlerden biri olan Selena Gomez'den bahsetmek istedik. Vera Wang elbisesiyle ve saçındaki orkide aksesuarıyla gerçekten çok şık. Risk almayıp klasik çizgide kalan Carey Mulligan ise bu işi en iyi yapan isim olmuş. Balenciaga elbisesiyle gerçekten çok klas duruyor.


Met Gala'nın içinden bazı fotoğraflarla yazımızı bitiriyoruz, bir sonraki yazıda görüşmek üzere...



Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In Anna Wintour Burberry Cara Delevingne David Beckham January Jones Jourdan Dunn London Los Angeles Mila Kunis Naomi Campell Rosie Huntington Whithley Suki Watherhouse tom ford

Burberry in L.A

Ünlü İngiliz markası Burberry geçenlerde büyük bir Amerika çıkarması yaptı. Birçok ünlü ismin katıldığı gecede Christopher Bailey'nin hazırladığı özel bir koleksiyon sergilendi. Griffith Observatory'de düzenlenen gece için hazırlıklar günler öncesinden başladı.


Öncelikle Los Angeles'ın moda dünyasındaki yükselişinden bahsetmek istiyoruz kısaca. İlk olarak Hedi Slimane'in Saint Laurent'ın ofisini buraya taşımasıyla başlayan Los Angeles'in moda macerası sonrasında hepimizin hatırlayacağı gibi Oscarlardan önce düzenlenen Tom Ford defilesiyle devam etti, Dior ve Chanel'inde Los Angeles'te pre-collection gösterme planları olduğunu biliyoruz, şimdiyse Burberry son adımı attı.


Londra'nın Amerika'ya taşındığı gecede, runway Amerikan ve İngiliz bayraklarıyla doluydu, podyumun girişine yerleştirilmiş de bir piano yer alıyordu. Aynı zamanda gece son dönemlerin en gözde sosyal medya aracı olan Periscope'tan canlı yayınlandı.


Teknolojinin, geleneklerin, müziğin ve modanın bir arada yer aldığı gecede Jourdan Dunn ve Naomi Campell podyumda boy gösterdi. Burberry denince son dönemde aklımıza gelemn ilk isimlerden biri olan Cara Delevingne ise podyum değildi ama front rowdaki yerini almıştı. Defilede müzikten bahsedecek olursak da gecede İngiliz müzik piyasasısının önemli isimlerinden Tom Odell, Clare Moguire ve Benjamin Clementine canlı performans sergiledi.


Geceye katılan ünlü isilere gelecek olursak bizim favorimiz mükemmel Beckham ailesiydi. Özellikle David Beckhamla kızı Harper görülmeye değerdi. Diğer isimlerse Hollywood'un gözde isimlerinden Mila Kunis, January Jones, Rose Byrne, Aoran Paul ve İngiliz moda dünyasının önemli isimleri Rosie Huntington Whintley ve Suki Waterhouse oldu. Tabi ki hiçbir üst düzey defileyi kaçırmayan Anna Wintour'u da bu isimlere ekleyelim.




Defile hakkında fazla detaya girmeyelim istedik. Bizce Burberry'de şovun içeriğinden çok şovun kendisini öne çıkarmak istemiş. Gerek podyum gerek performanslar ve geceye katılan isimler bunun sinyalini verdi bize. İnanılmaz bir gece hazırlayan Burberry bizden tam not aldı tabi ki.


Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In Burberry Burberry Prorsum Cara Delevingne Christopher Bailey fashion Jourdan Dunn Kate Moss London London Fashion Week Naomi Campell Runway

Londra'da Neler Oldu - BURBERRY

Londra Moda Haftası hakkındaki yazıızın ikinci kısmıyla devam ediyoruz. Bu seferki durağımızsa Burberry. Hem podyumdaki tasarımlarla hem de defileyi izlemeye gelen isimleriyle belki de yılın en çok ses getiren şovlarından birine imze attı Christopher Bailey.


Önce podyuma göz atmamız gerekirse son yılların en bohem Burberey'siyle karşılaştığımızı söyleyebiliriz. Geçen yıldan kendini gösteren pançolar ve uzun elbiseler bu yıl etnik desenlerle karşımıza çıkıyor. Biz defiledeki her parçaya bayıldık o yüzden Erdem yazımızda olduğu gibi favori parçalarımızdan bahsedemeyeceğiz çünkü en çok hangisini beğendik karar veremedik. Ama kalbimizde ayrı yeri olan bir parçayı da söylemeden geçmeyelim; defileyi izlemeye gelen Cara Delevingne'in de tercihi olan uzun süet çizmeler gerçekten inanılmaz.


Defilenin detaylarına gelecek olursak, Burberry'nin olmazsa olmazı trençkotlar tabi ki de gene başrolde ama alıştığımız şekilde değiller. Bu kez karşımıza çiçek desenleriyle ve kadife saçaklı halleriyle çıkıyorlar. Aynı zamanda klasik kesim trençkotlara ek olarak bu yılın modası olan pelerinler, pançolar ve uzun paltolarda koleksiyonda yer almakta.


Patchwork ve baskı desenlerin ağırlıkta olduğu koleksiyonun bir diğer öne çıkan unsuruysa uzun etek ve elbiseler. Genelde şifon kumaşın kullanıldığı bu elbiselerde Bailey'nin ilham kaynağı 60'ların hippileri olmuş. Klasik Burnerry çizgisinden biraz uzaklaşmış olsa da bu uçuş uçuş elbiselere bayıldık gerçekten.


Defilenin davetlilerine gelecek olursak, genelde Burberry showlarının değişmez isimlerinden Cara Delevingne ve Jourdan Dunn ( ki ikiside Burberry'nin kampanya yüzü) bu yıl front row'a transfer olmuştu. Yanlarındaysa kampanyalarında da beraber çalıştıkları moda dünyasının en iyi modelleri arasında gösterilen Kate Moss ve Naomi Campell vardı. Onlara eşlik eden bir diğer isimlerde son dönemin en popüler isimlerinden Sam Smith ve ünlü moda fotoğrafçışı Mario Testino oldu.



Ayrıca defilede şarkıcı Claire Maguire de iki şarkı seslendirdi. Tüm defileyi izlemek isterseniz bu linke tıklamanız yeterli (ki bizce mutlaka izlemelisiniz Christopher Bailey inanılmaz bir atmosfer yaratmış.) http://youtu.be/pPqYTioD41

Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In adriana lima alessandra ambrosio balmain blake lively Cara Delevingne Couture fashion Joan Smalls Jourdan Dunn Kanye West kim kardashian olivier rousteign Oscar dela Renta paris Ready to Wear Rihanna

En Moda BALMAİN


1945'te Pierre Balmain tarafından kurulan Balmain belki de tarihinde ilk kez bu kadar gündemde. 2011'den bu yana Fransız Oliver Rousteing tarafından yönetilen marka şu sıralar neredeyse tüm ünlülerin gözdesi ve ilk tercihi. Balmain'in şu anki durumundan bahsetmeden önce kısaca nasıl bir marka nerelerden nerelere gelmiş ondan bahsedelim.


Dediğimiz gibi markanın isim babası Pierre Balmain, Paris'te Beaux-Arts'ta okumuş daha sonra Christian Dior'la tanışınca da tüm hayatı değişmiş. 1945'te ilk kreasyonunu, 1949'da da ilk parfüm koleksiyonunu görücüye çıkarmış. Balmain öldükten sonra marka biraz duraklama evresine girmiş olsa da 1992'de işin başına müthiş isim Oscar dela Renta geçince, Pierre Balmain'in ruhu markaya geri gelmiş. Couture'ün bittiği yıllar olarak görülen bu yıllarda Balmain Couture ile büyük bir mücadele vermiş Oscar dela Renta ki bu mücadeleden de başarıyla çıkmış. Oscar dela Renta 2002'de kendi markasıyla ilgilenmek işi bıraktığında gene bir bocalama evresine girmiş Balmain taki o isme kadar: Olivier Rousteing. Onun sayesinde bugünlerde tüm it-girllerin, süpermodellerin, pop starların kısacası popüler kültürün en öndeki isimlerinin buluştuğu ortak nokta oldu Balmain.


Bugünün Balmain'ine geçecek olursak, sektörün en önemli isimlerinin tercihini Balmain'den yana kullandığını görüyoruz. Kırmızı halılarda, özel davetlerde ya da prömiyerlerde mutlaka bir Balmain giyeni buluyoruz.



Rousteing yola Oscar dela Renta zamanındaki couture yapıdaki Balmain'e hayran olarak çıkmış. Ama asıl hedefi Couture ile hazır giyim arasındaki duvarları yıkmakmış. (ki bizce bu işte baya da başarılı oldu) Bunun için hem mimariden hem de Barok'tan ilham aldığını söyleyen Rousteing ile beraber markanın hayranları arasına Rihanna, Prince, Kayne West gibi isimler eklendi.


Oliver Rousteing kendine en çok örnek aldığı isim olan Yves Saint Laurent gibi genç bir yaşta çok büyük bir markanın yükünü omuzlarına aldı ama işin başında olduğu andan itibaren hazırladığı her koleksiyon gerçekten büyük ses getirdi.


Balmain hakkında son bahsetmek istediğimiz şey kampanyaları. Son dönemde dergilerin ilk sayfalarında Karl Lagerfeld'in Chanel çekimlerinden önce merakla beklediğimiz şey Olivier'nin yaratıcığıyla oluşturulmuş Balmain reklamları. Bu yıl kış kampanyasında dönemin en gözde isimlerinden Cara Delevingne ve Jourdan Dunn yer aldı.


Yaz kampanyasının yüzleriyse Balmain'in kendi tabiriyle "Balmain Army" i oluşturan dönemin en iyi top modellerinden oluşan bir kadroydu. Bu isimler Adriana Lima, İsabeli Fontana, Rosie Hungtinton, Joan Smalls ve Crista Cober'di.







Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In Burberry Cara Delevingne Christmas Christopher Bailey fashion Kate Moss London Mode My Burberry Noel paris Printemps

Printemps Paris - The Magical Christmas Journey

PRINTEMPS'IN NOEL HİKAYESİ

Bugün sizlere Paris'in büyük mağazalar caddesindeki en ihtişamlı mağazalardan biri olan Printemps'ın Noel için yaptığı özel hazırlıktan bahsedeceğiz. Her yıl farklı bir konsept ve farklı bir markayla işbirliği yapan Printemps, bu yıl konsept iş birliği için Burberry'i seçti.


6 Kasım'da Kate Moss, Cara Delevingne ve Burberry'nin baş tasarımcısı Christopher Bailey'nin katılımıyla hazırlanan vitrinler görücüye açıldı. Bizde bu anlara şahitlik ettik. Konuyu çok dağıtmadan şunu söyleyelim Cara da Kate de muhteşem güzellikteler. Cara'nın neden her markanın yüzü olduğunu sorgulamamak gerek. Aynı zamanda Kate de en az Cara kadar dinç ve genç görünüyordu. İkiside çok sade ama baştan aşağı Burberry giyinmişlerdi. Özellikle Cara'nın paltosuna ve ayakkabılarına bayıldık. (Bizim çektiğimiz resimler ve videoyla da sizlere bu anları göstereceğiz, merak etmeyin.) İkili hakkında son küçük bir not; Cara'nın Kate'e yetişip, onun kadar ilgi çekebilmesi için biraz daha zamana ihtiyacı var. Bizim objektifimizden fotoğrafları da yazımızın altında görebilirsiniz. Aynı zamanda Kate ve Cara'nın açılışa geliş anlarının videosunu da aşağıdaki linkten izleyebilirsiniz.

http://instagram.com/p/vEPp23xr6Y/?modal=true


Biraz da Burberry'nin Printemps için hazırladığı vitrinlerin içeriğinden bahsedelim. Dediğimiz gibi Londra'dan Paris'e bir seyahat anlatılmakta vitrinlerde. Noel için Paris'e yapılan bu seyaheti Burberry kıyafetleri giyen küçük bebekler yapıyor. Üzerlerinde Burberry trençkot ve yağmur çizmeleri giydirilen bebekler inanılmaz şıklar. Vitrinler arasındaki hikaye geçisişiyse çoğu zaman trenlerle sağlanıyor. Hikaye'nin sonundaysa yılbaşı gecesinde tren Paris'e varıyor. Hikayenin dışında vitrinlerde içleri burberry ürünleri ve noel süsleriyle dolu olan büyük topların yer aldığı bölümlerde var.


Vitrinlerin dışında Printemps'ın içine kurulan büyük çam ağacı da Burberry'nin hazırladığı bir konsept ile süslenmiş.


Eğer sadece vitrinlerle yetinmek istemiyorsanız, Burberry sizler için sadece Printemps'a özel bir Noel koleskiyonu da hazırlamış.Trençkottan, kozmetik setine hatta peluş oyuncağa kadar birçok ürün tasarlamış Christopher Bailey. Biz vitrinlerde de bolca kullanılan şemsiye anahtarlığa ve oje ile allıktan oluşan kozmetik setine bayıldık. Fiyatlarının normal Burberry fiyatı olduğunu söyleyelim. Biraz ulaşılmaz olsalarda gerçekten çok güzeller. Eğer Paris'e yolunuz düşerde bu koleksiyonu görmek isterseniz, Printemps'in -1'inci katını gezmeniz yeterli.


Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments