Showing posts with label fifty shades of grey. Show all posts
Showing posts with label fifty shades of grey. Show all posts

In book Cara Delevingne Charlize Theron Dakota Johnson Fifty Shades Darker fifty shades of grey Grinin Elli Tonu henry cavill Jamie Dornan Karanlığın Elli Tonu Kim Basinger movie Sinema

Fifty Shades of Darker

Filmin çıkmasına daha 1 yıl olabilir ama Şubat ayında çekimlerinin başlayacak olması ve filmle ilgili kamuoyuyla paylaşılan bazı detaylarla devam filmine odaklanmış durumdayız. Fifty Shades Darker ile ilgili bildiklerimizi, duyduklarımızı sizlerle paylaşalım dedik.


Serinin sıkı bir takipçisi değilseniz belki fragmandan haberiniz olmayabilir ancak geçtiğimiz yıl Fifty Shades of Grey DVD'si ile beraber 30 saniyelik kısa bir fragmanın da paylaşıldığını hatırlatalım. Fragmanda kitaptan da hatırlayacağınız bir sahneyle, maskeli baloya hazırlanan Mr.Grey ile ödüllendiriliyorsunuz. Tabi gelecek iki filminde yani Fifty Shades Darker ve Fifty Shades Freed'in çıkış tarihleri de önceden açıklandı. Biz size tekrar hatırlatalım. Fifty Shades Darker 10 Şubat 2017'de; Fifty Shades Freed 9 Şubat 2018'de vizyona girecek.


Gelelim devam filmiyle ilgili bildiklerimize, Fifty Shades of Grey'in yönetmeni olan Sam Taylor Johnson'ın yeni filmde yer almayacağı geçen yıl açıklanmıştı. Ancak kısa zaman önce Fifty Shades Darker'ın yönetmeni açıklandı. Bu isim Glengarry GlenRoss ve Perfect Stranger gibi önemli filmlerin yönetmeni James Foley. Foley'i son dönemde House of Cards ve Billions gibi en çok izlenen dizilerin yönetmeni olarak gördük. Aslında hikaye Anastasia tarafından anlatıldığı için filmin bir kadın gözüyle daha gerçekçi olabileceği kanısı hakim ama James Foley'nin tecrübesiyle bu dezavantajın üstesinden geleceğine eminiz.


Fifty Shades of Grey'den sonra Jamie Dornan'ın seriyi bırakacağına dair bazı haberler çıkmıştı. Ancak bu haberlerin hem Jamie hem de yapımcılar tarafından yalanlandı zaten sonrasında fragmanda Jamie'yi hayallerimizin Mr.Grey'i olarak görmeye devam ediyoruz.


Bildiğiniz üzere başroller Jamie Dornan ve Dakota Johnson'ın yoğun programından dolayı devam filminin çekimlerine hemen başlanmamıştı. Ancak şu günlerde 2016'nın Şubat'ında çekimlerin Kanada'da başlayacağı konuşuluyor. 9 Şubat'ta Vancouver'da çekimlerin başlaması Temmuz ortalarına doğru da çekimlerin tamamlanması bekleniyor. Bildiğiniz üzere Fifty Shades of Grey'in çekimleri sırasında fanların ve medyanın ilgisinden kaçabilmek için tüm ekip "The Adventures of Max & Banks" başlığını kullanmıştı. Bu kez prodüksyonun "The Further Adventures of Max & Banks 2" ismiyle hazırlandığı söyleniyor.


Net olmamakla birlikte bu kez filme yarı yarıya daha az bütçe verildiği konuşuluyor. Fifty Shades of Grey ile 570 milyon $ hasılat elde eden serinin bu film için bütçesi 20 milyon dolar civarında olacakmış. Bütçedeki bu azalmanın filmdeki sex sahnelerinin izleyici kitlesini sınırlandırmasından kaynaklandığı söyleniyor. 17 yaş sınırı getirilmesine kesin gözüyle bakılan filmde Jamie Dornan'a tamamen çıplak sahnelerde oynaması için ekstra bir 1 milyon $ teklif edildiği dedikodusunu da atlamayalım.


Son olarak bu kez filmin senaryosunun yazımında E.L James'e eşinin destek olacağını söyleyelim. 

Ancak film hakkında belki de en çok merak edilen şey hala açıklanmadı. Bu da Ana'nın patronu Jack Hyde'ı kimin canladıracağı. Size yazımızda dün gece açıklanan son dakika haberini de verelim meşhur Mrs.Robinson için Charlize Theron'dan Kim Cattrall'e birçok isim anılırken rolü kapan bir zamanların en seksi isimlerinden olan Kim Basinger oldu. Jack Hyde'a deri dönecek olursak, biz sizlere kulislerde konuşulan isimleri söyleyelim, kimin uygun görüleceği ya da süpriz bir isimle mi anlaşacakları yapım ekibine kalmış. Henry Cavill ve Ian Somerhalder en çok üzerinde durulan isimler hatta Henry Cavill'e bu konu hakkında soru sorulduğunda şu an için işlerin netleşmediğini söyleyip rol için adı geçen isimlerden biri olduğunu yalanlamadı. Son bir tüyo da Christian'ın eski itaatkarı olan Leila için, bu rolü oynaması içinse Cara Delevingne'e teklif götürüldüğü konuşuluyor.


Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In Audi Bottega Vennetta Dakota Johnson Dolce and Gabbana fifty shades of grey Jamie Dornan movie Nike Omega Prada

Christian Grey'in Lüks Tutkusu

Hepimizin bildiği üzere 13 Şubat itibariyle uzun süredir merakla beklediğimiz film Fifty Shades of Grey ülkemizde vizyona girdi. Filmin nasıl olduğu konusunda bir yazı yazmak yerine; filmin içinde ilgimizi çeken lüks oyuncaklardan bahsedelim istedik. Film hakkında diyeceğimiz tek şey ise filmi izlerken zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız. Kitabı okuyanlar için neden şu bölüm yok diyeceginiz yerler olacak ama her şekilde tatmin edici bir film olduğunu söyleyelim. Özellikle oyuncular konusunda hiç çekinceniz olmasın, olabilicek en iyi Anastasia daha da önemlisi bulunabilicek en iyi Christian Grey'i bularak yapım Jamie Dornan ve Dakota Johnson konusunda hedefi 12'den vurmuşlar.


Yazımıza geecek olursak. Filmin biraz detaylarına ineceğiniz ve belki de izlerken gözünüze çarpmayan şeylerden bahsedeceğiz, henüz filmi izlemediyseniz de yazımızı okuyup gitmenizi ve bu detayları gözden kaçırmamanızı tavsiye ederiz.

İlk olarak Christian'ın kıyafetlerinden ve kullandığı aksesuarlardan bahsedelim. Amerika'nın en zengin bekarı karakteri olduğundan dış görünüşünde lükse düşkün bir tip olduğunu tahmin edersiniz. Christian Grey'in takım elbiseleri filmin tasarımcısı Mark Bridges tarafından Jamie Dornan'a özel olarak İtalyan tasarımcılara yaptırılmış. Bridges, Jamie'yi takım elbiseleri içerisinde "temiz, klasik, genç, pahalı ve sexy" göstermek için sadece ona özel tasarımlar yaptıklarını söylemiş. Aksesuar için ise tercihleri tanesi 26,500$ (Omega Speedmaster Moonwatch Co-Axial) ve 7,600$ olan Omega saatler olmuş.



Günlük Christian Grey kıyafetlerine gelecek olursak, iç çamışırından (tanesi 100$ olan Zimmerli Boxer'lar tercih edilmiş.)spor ayakkabılarına (Nike'in özel kolesiyonundan seçilmiş.) kadar özenilerek seçilmiş kıyafetler. Dolce Gabbana ve Bottega Venetta ceketler, Prada gömlekler ve Ralph Lauren jeanler Christian için seçilen günlük kıyafetler olmuş.


Christian'ın en lüks oyuncaklarından biriyse arabaları. Christian ve Ana, Christian'ın garajına adım attığı anda fark edeceğiniz gibi neredeyse tüm Audi modelleriyle karşı karşıya kalıyoruz. Biz sadece yollarda 120.000$ değerinde Audi R8'i görsek de kendisinin büyük bir araba koleksiyonu bulunmakta. Kendisinin en pahalı oyuncağının ise 3,2 milyon dolar değerindeki Charlie Tango ismindeki helikopteri olduğunu not düşelim.


Son olarak Christian Grey'in Escala Penthouse evine göz atalım istedik. 7 milyon $ değerinde bir eve sahip olan Mr.Grey'in evinin içi de "Kırmızı Acı Odasından" (deri koltukların Hermes olduğunu söylememiz yeterli sanıyoruz), mutfağa kadar en lüks markalarla donatılmış. Christian evinin en dikkat çekici parçası ise Fazioli marka pianosu. Tabi piano Christian Grey'in olunca tamamen pembe altın kaplama ve 300.000$ değerinde oluyor.

Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In chanel Dakota Johnson Elle fifty shades of grey Jamie Dornan Movie Fashion Vanity Fair

It Girl: Dakota Johnson

Fifty Shades of Grey'in kadrosu açıklandığından beri mercek altında olan isim Dakota Johnson, filmin çıkış tarihi yaklaştıkça her yerde konuşulur oldu. Biz de biraz size bu yılın bizce en çok konuşulan isimlerinden biri olacak (özellikle 14 Şubat'tan sonra) Dakota'dan, filmle yolunun nasıl kesiştiğinden ve biraz da özel hayatından bahsedelim istedik.



Holywood'un ünlü iki isminin Don Johnson ve Melanie Griffith'in kızı olan Dakota henüz 25 yaşında. Biz Fifty Shades of Grey'le ismini duymadan önce de fazlasıyla meşhurmuş kendisi. Beyazperdeyle ilk buluşması 1999'da, o zamanki üvey babası olan Antonio Banderas'ın yönettiği Crazy Alabama filmiyle olmuş. 2006'da Miss Golden Globe olan Dakota, daha sonra modelliğe ağırlık vermiş ve 2009'da Mango'nun yüzü olarak karşımıza çıkmış. Bunun dışında David Fisher'ın hit filmlerinden biri olan Facebook'un kurucusu Mark Zuckenberg'in hayatını anlatan Socail Network'te, Alex Pettyfer ile Beastly'de ve Channing Tatum ile 21 Jump Street'te rol almış.


Ama çoğumuzun Dakota'yla tanışması son yılların en çok okunan kitaplarından biri olan Fifty Shades of Grey'in beyazperdeye aktarılması sayesinde oldu. İlk dönemlerde filmin kadrosu büyük bir sır gibi saklanırken, Anastasia rolünü oynayacağı iddia edilen birçok isim vardı (Kristen Stewart, Emma Stone, Emma Watson ve Shailene Woodley gibi) ama yapımcılar herkesi ters köşe yaparak Dakota Johnson'ın ismini açıkladılar. Tabi filmin ilk açıklanan kadrosunda Mr. Grey'i oynayacak isim Jamie Dornan değil, Charlie Hunnam'dı. Neyse ki Charlie Hunnam rolü oynamaktan vazgeçti ve bizde Mr.Grey rolünde Jamie Dornan'a kavuştuk.


Dakota Johnson'ın Fifty Shades of Grey'den önceki hayatına bakacak olursak, 17 yaşında geçirdiği büyük depresyon yüzünden 1 ayını rehabilitasyon merkezinde geçirmiş kendisi. (her ne kadar kendisi doğrulamasa da rehabilitasyona yatma sebebinin depresyon değil, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı olduğu söylenmekte.) Uzun yıllar Scientology tarikatının bir üyesi olan oyuncu Jordan Materson ile birlikte olan Johnson şimdilerde şarkıcı Matthew Hitt ile beraber.


Birazda beklenen fim ve Dakota'dan bahsedelim. Dakota Vanity Fair'a verdiği röportajında Ana karakteri için kafasının içinde binlerce şey var ama kendisi tam bir İngiliz düşkünü yani fazlasıyla sıkıcı demiş. Malum beklenen sahneler içinse hiçbir şeyi yapmaktan çekinmedim, fazla utanmam yoktur diyerek son noktayı koymuş.


Dakota'nın beklenen tek filminin Fifty Shades of Grey olmadığını söyleyelim. Kendisi önümüzdeki günlerde Etham Hawke ile bir Shakespeare uyarlaması olan Cymbeline'de ve Johnny Deep ve Sienna Miller'la Black Mass isimli bir filmlerde karşımıza çıkıcak.



Fifty Shades of Grey'in 14 Şubat tarihinde vizyona gireceğini hatırlatıp, hepimize iyi beklemeler dileyelim.

Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In chanel Dakota Johnson emma stone fifty shades of grey golden globes Gucci Heidi Klum Jamie Dornan Julianne Moore Kate Hudson lanvin Miu Miu Naomi Watts red carpet Sienna Miller Versace

Golden Globes 2015

Bu yıl her ne kadar Golden Globe ülkemizde yayınlanmasa da biz her sene olduğu gibi kırmızı halıyı ve ödül törenini büyük bir heyecanla bekledik. Bu yazımızda da bizim favori kırmızı halı görüntülerimizi, kazananları ve törende yaşananları sizlere aktaralım istedik.


Bu yıl da töreni geçtiğimiz 2 yılda da olduğu gibi Amy Poehler ve Tina Fey sundular ancak seneye töreni sunanların onlar olmayacağını söyleyelim. Hem televizyon hem de sinema dalında ödül dağıtan törenin kazananları ise şöyle oldu:

Drama dalında en iyi film Patricia Arquette ve Ethan Hawke'ın boşrollerini paylaştığı ve küçük bir çocuğun 2002'den 2013'e uzanan 12 yıllık büyüme serüvenini anlatmakta. Film aynı zamanda Richard Linklater'a en iyi yönetmen ödülünü, Patricia Arquette'e ise en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülünü getirdi.


Müzikal/Komedi dalında en iyi filmse bizim de bu yıl izlediğimiz en iyi filmlerden biri olan The Grand Budapest Hotel oldu. Stefan Zweing'in yazılarından ilham alan ve Ralph Finnes'in başrolünde oynadığı film bu ödül sezonunda fazlasıyla ödül toplayacağa benziyor. (En azından biz öyle umuyoruz.) 

En iyi kadın ve erkek oyunculara geçecek olursak. drama dalında en iyi erkek oyuncu ödülünü The Theory of Everything filminde Stephan Hawking'i canlandıran Eddie Redmayne alırken, en iyi kadın oyuncu ödülünü ise Still Alice filmiyle Julianne Moore kazandı. Müzikal/Komedi dalında ise Birdman filmindeki performansı ile en iyi erkek oyuncu ödülü Michael Keaton alırken, en iyi kadın otuncu ödülünü ise Big Eyes filmindeki performansı ile Amy Adams kaptı.


Televizyona geçecek olursak drama dalında en iyi dizi The Affair olurken, en iyi erkek oyuncu House of Cards'taki inanılmaz performansı ile Kevin Spacey olurken, en iyi kadın oyuncu ödülünü ise The Affair'daki performansı ile Ruth Wilson kazandı. Komedi/Müzikal dalında ise en iyi dizi Transparent seçilirken, en iyi erkek oyuncu gene aynı dizideki performansı ile Jeffery Tambor ve en iyi kadın oyuncu Jane th Virgindaki performansı ile Gina Rodriguez oldu.

Ve son olarak gelelim kırmızı halıya ve favorilerimize. En beğendiklerimizden başlayalım dedik. Bizim en beğendiğimiz isim Versace tuvaletiyle Kate Hudson oldu. Bir diğer favorimiz ise bu yılın en çok konuşulan filmlerinden birine imza atan Fifty Shades of Grey'in yıldızı Dakota Johnson oldu. Chanel Couture kıyafetiyle gerçekten kırmızı halının parlayan yıldızı oldu bizce.


Diğer beğendiğimiz isimlere gelecek olursak Lanvin takımıyla herkesten farklı olmayı başarıp inanılmaz şık duran Emma Stone ve her ödül töreninde istisnasız en şık isimlerden biri olan Naomi Watts gene Gucci elbisesiyle kırmızı halıda çok şıktı.


Aday olmasalar da kırmızı halıda isimlerinden fazlasıyla söz ettiren iki isim daha vardı. Bu isimler Versace tuvaletiyle Heidi Klum ve Miu Miu elbisesiyle Sienna Miller (ki bizce Kate Hudson ve Dakota Johnson'dan sonra gecenin en şık ismi Sienna Millerdı.)


Son 2 favorimizi söyleyecek olursak, hem drama dalında en iyi kadın oyuncu ödülünü kazanan hem de gecenin en şık kadınlarından biri olan Julianne Moore, Givenchy couture elbisesiyle göz kamaştırıyordu. Son favorimiz ise gene Naomi Watts gibi hemen hemen her ödül töreninde çok şık olan Kate Beckinsale Elie Saab elbisesiyle gene kırmızı halının en şık isimlerinden biri oldu.


Son olarak bizce en kötü isimlere gelecek olursak, ilk olarak giyilebilecek en kötü Chanel elbiseyi seçen Keira Knightley ve gene giyilebilecek en kötü Valentino tuvaleti giyen Claire Danes'e ayrı bir parantez açmak isteriz. Beğenmediğimiz diğer isimler ise malesef katıldığı her ödül töreninde en kötü giyinenler arasında yer alan Girls dizisinin yaratıcısı ve başrol oyuncusu Lena Dunham, bu ödül töreninde de Zac Posen elbisesiyle gerçekten yanlış bir tercih yapmıştı. Gecenin sunucularından Tina Fey de geceye gelirken giydiği kıyafette bizce fazlasıyla yanlış bir tercih yapmıştı. 


Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In alexander skarsgard ana steele book cannes cartier chiristian grey emma stone emma watson fifty shades of grey film ian somerholder matt bomer paris

FİFTY SHADES OF GREY


GRİNİN ELLİ TONU


Grinin Elli Tonu, tüm dünyada uzun zamandır çok satanlar listesinde yerini koruyan, gençlerin ama bir o     kadar da yetişkinlerin elinden bırakamadıkları bir roman serisi. Kitap hem internette hem de sosyal medyada en çok konuşulan romanlardan biri oldu. Peki bu kitabı diğer serilerden ayıran ve serinin her kitabının en çok satan 10 roman arasında bulunmasının nedeni nedir? Buna cevabımız kesinlikle alışık olmadığımız bir aşk hikayesi olması. Kitap özellikle cinsellik dolu betimlemeleriyle çok konuşuldu ama bizce bu seriyi 1-2 hafta içerisinde bitirmemizin nedeni asıl kahramanımız romantik, yakışıklı, zeki ve şehvetli ama bir o kadarda zorlu bir geçmişe sahip, kontrol manyağı ve hafif psikopat olan Christian Grey. İlk kitaptan itibaren Grey'in masum ve deneyimsiz ama bir o kadar da güçlü Ana'ya aşkını okuduk ve resmen o aşkı biz de yaşadık. Bizce kitabı basit bir erotik roman olarak okumak çok sığ bir düşünce kitabı okurken erotik kısımlar sadece Grey'i tanımamızı sağlayan birer araç. Kitabın sürükleyiciliği karşısında biz o değişik cinsel bakış açısına sahip Grey'e aşık oluyoruz aynı Ana'nın tutkulu aşkı gibi. Hem kitap hakkında her şeyi yazmak, paylaşmak istiyoruz ama bir yandan da yeni okurlara ipucu vermek istemiyoruz o yüzden sözü uzatmadan kitabın çekilecek filmiyle ilgili konuşmaya başlayalım.





      Seriyi okuyan herkes büyük bir heyecanla film hakkında detayların belirlenmesini beklemekte, filmin ne zaman vizyona gireceği heyecanından bahsetmiyoruz bile... Tabi ki film hakkında en çok merak edilen şey Ana ve Christian'ı kimlerin oynayacağı. O kadar fazla isim o kadar çok aday var ki hepsinden biraz biraz bahsedelim istedik ama özellikle üzerinde durulan ve fanlar tarafından istenen adaylara göz atacağız. Öncelikle Christian Grey rolünün adaylarından başlayalım bu isimler True Blood'ın yıldızı Alexander Skarsgard, Hollywood'un en gözde ismi olan Ryan Gosling (malesef kendisi delici gri gözlere sahip değil), son zamanlarda Superman'ın yeni film uyarlamasında rol alan Henry Cavill bu isimlere ek olarak X-Men ile adından söz ettirmis olan Micheal Fassbender ve Captain America olan Chris Evans'ta listede. Ama bunların dışında bu rol için ciddi ciddi düşünülen iki isim var bunlardan biri Vampire Diaries'in Damon'ı İan Somerhalder diğeri ise White Collar'da rol alan Matt Bomer (ikisi de kesinlikle Christian Grey özelliklerine sahip tabi burada biz biraz farklı düşünmekteyiz birimiz Ian'ı tutarken diğerimiz tamamen Matt Bomer'dan yana). Tam anlamıyla bir açıklama olmasa özellikle kitabın okurları tarafından bu iki isim özellikle desteklenmekte buna ek olarak Alexander Skarsgard'ın bu rolü istediğini bir röportajında açıkladığını da söyleyelim. Aynı  zamanda ilk başlarda Matt Bomer direkt olarak bu rolü kapan kişi olarak görüldü ancak filmin yapımcısının Matt Bomer'ın gay olmasının filmin inandırıcılığını kısıtlayabileceğini söylemesi kafaları karıştırdı. (Umarım sevgili yapımcı bu fikirden vazgeçer.)
   
           


                           

                         



  Ana rolü için kapışan bayanlara gelirsek Harry Potter ile anılan Emma Watson, son dönemlerin gözde isimleri Mila Kunis ve Emma Stone. Bu isimlere ek olarak Emma Roberts, Game of Thrones'da rol alan Emilia Clarke'ın ve Alexis
Blendel'in (ki bu isim okurlar tarafından fazlasıyla desteklenmekte) da ismi geçmekte. Bu seçimdeyse her ikimizde Mila Kunis'i desteklemekteyiz.

  Diğer karakterlerle ilgili dedikodulara gelirsek Ana'nın azılı düşmanı Mrs.Robinson'ı oynaması muhtemel üç isim var. Bunlar Sex And the City'de harikalar yaratan Kim Cattrall, Uma Thurman ve Michelle Pfeiffer.
  Tüm bunlara ek olarak filmin yönetmenliği içinse Angelina Jolie'nin isminin geçtiğini söyleyelim.




PEKİ BİZ MR.GREY'İ NEDEN BU KADAR SEVİYORUZ ?

1. Kimsenin sahip olamayacağı delici bakışlara sahip gri gözlere ve kaslı sportif bir vücuda sahip bir yakışıklı olması.
2. Bütün Seattle'ı tepeden gören müze sayılabilecek bir evi, kendine özel jeti, yatı, planörü, teknesi, sayamayacağımız kadar Audisi (R8'lerden bahsetmek istemiyoruz bile) olan işinde çok başarılı bir CEO olması.
3. Dünyanın en özel balayı süprizlerinden birini Ana'ya yapması. Evet azıcık bahsedelim bu balayından Ana İngiliz Edebiyatı okuduğundan ve İngiltere'ye hayran olduğundan onu önce şirketinin özel jetiyle İngiltere'ye götürdü daha sonra birlikte Paris ve Güney Fransa turu yaptılar. Cannes,Nice ve Monte Carlo sahillerinde dünyanın en büyük yatında kaldılar.
4. Ana'nın Christianla birlikte geçirdiği ilk doğum gününde ona süpriz olarak bütün ailesi Christianla Ana'nın ilk gecelerini geçirdiği otelde toplandı. Doğum günü hediyesiyse aşağıda da resimlerini koyduğumuz Cartier'den bir şans bilekliği (birlikte yaptıkları her şeyle ilgili küçük motifler var bilekliğin etrafında) ve Ana'nın uzun zaman önce laf arasında istediği beyaz Audi R8'di.
5. Ana için duyduğu aşk ve onun için göze aldıklarından bahsetmiyoruz bile tabi ki Chirstian'ın bazı eksileri olduğunu biliyoruz. Ama onun Ana için vazgeçtikleri o kadar özeldi ki biz de buna karşı koyamadık. 







Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments