Showing posts with label golden globes. Show all posts
Showing posts with label golden globes. Show all posts

In Alicia Vikander Brad Pitt golden globes Julianne Moore Kate Winslet leonardo di caprio Louis Vouitton Michael Fassbender Natalie Dormer Ödül Törenleri Ryan Gosling Versace

Golden Globes 2016

2016 Golden Globes ödül töreni dün gece Beverly Heels Hilton'da gerçekleşti. Tabi biz ödül töreninin kırmızı halı kısmıyla daha ilgiliydik ama Drama dalında en iyi erekek oyuncu ödülünü alan Leonardo di Caprio'yu tebrik etmeden geçemeyeceğiz. Uzun bir aradan sonra geri döndüğümüz bu yazımızda sizlere bize göre gecenin en iyi giyinenlerini yazacağız.


İlk olarak son dönemlerin it-girl'ü Alicia Vikander ile başlayalım. Gecede biri en iyi kadın oyuncu (Danish Girl ile) diğeri de en iyi yardımcı kadın oyuncu (Ex-Machina ile) olmak üzere iki adaylığı bulunan Alicia Vikander, geceden eli boş ayrılsa da kırmızı halıdaki beyaz Louis Vuitton tercihiyle göz doldurdu. Kırmızı halıda beraber poz vermeseler de gecede ona eşlik eden ismin bir başka aday Michael Fassbender olduğunu da hatırlatalım.


Yılların eskitemediği ve hiçbir kırmızı halıda bizi hayal kırıklığına uğratmayan Kate Winslet bir diğer favorimizdi. Steve Jobs filmiyle en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülünün de sahibi olan İngiliz aktristin bu gece için tercihi Ralph Laurendi.


Son dönemdeki bir diğer it-girl ile Natalie Dormer ile devam edelim. Game of Thrones'un Margaery Tyrell'i geceye kırmızı J.Mendel elbisesiyle katıldı. Genelde daha ilginç tercihlerle kırmızı halıda gördüğümüz Dormer bu kez klasik bir elbise seçerek geceye stiliyle damgasını vuran isimlerden biri oldu.


Her kırmızı halıda giydiğiyle ışıldayan bir diğer isim Julianne Moore bu kez tam anlamıyla lacivert Tom Ford'uyla ışıl ışıldı. Gecede kendisine eşlik eden isim de elbisenin tasarımcısı olan Tom Ford'du.


Son olarak geceye sevgilisi Jason Stathom'la gelen Rosie Huntington Whiteley neredeyse teniyle aynı renk nude ama ışıl ışıl elbisesiyle göz kamaştırıyordu. Ünlü modelin kıyafeti Versace'ydi.


Tüm bu isimlerin sakin makyaj tercihleri ve saçlarında abartıya kaçmamış olmaları da onları gecenin en şık isimleri olmalarına katkı sağladı.

Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In chanel Dakota Johnson emma stone fifty shades of grey golden globes Gucci Heidi Klum Jamie Dornan Julianne Moore Kate Hudson lanvin Miu Miu Naomi Watts red carpet Sienna Miller Versace

Golden Globes 2015

Bu yıl her ne kadar Golden Globe ülkemizde yayınlanmasa da biz her sene olduğu gibi kırmızı halıyı ve ödül törenini büyük bir heyecanla bekledik. Bu yazımızda da bizim favori kırmızı halı görüntülerimizi, kazananları ve törende yaşananları sizlere aktaralım istedik.


Bu yıl da töreni geçtiğimiz 2 yılda da olduğu gibi Amy Poehler ve Tina Fey sundular ancak seneye töreni sunanların onlar olmayacağını söyleyelim. Hem televizyon hem de sinema dalında ödül dağıtan törenin kazananları ise şöyle oldu:

Drama dalında en iyi film Patricia Arquette ve Ethan Hawke'ın boşrollerini paylaştığı ve küçük bir çocuğun 2002'den 2013'e uzanan 12 yıllık büyüme serüvenini anlatmakta. Film aynı zamanda Richard Linklater'a en iyi yönetmen ödülünü, Patricia Arquette'e ise en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülünü getirdi.


Müzikal/Komedi dalında en iyi filmse bizim de bu yıl izlediğimiz en iyi filmlerden biri olan The Grand Budapest Hotel oldu. Stefan Zweing'in yazılarından ilham alan ve Ralph Finnes'in başrolünde oynadığı film bu ödül sezonunda fazlasıyla ödül toplayacağa benziyor. (En azından biz öyle umuyoruz.) 

En iyi kadın ve erkek oyunculara geçecek olursak. drama dalında en iyi erkek oyuncu ödülünü The Theory of Everything filminde Stephan Hawking'i canlandıran Eddie Redmayne alırken, en iyi kadın oyuncu ödülünü ise Still Alice filmiyle Julianne Moore kazandı. Müzikal/Komedi dalında ise Birdman filmindeki performansı ile en iyi erkek oyuncu ödülü Michael Keaton alırken, en iyi kadın otuncu ödülünü ise Big Eyes filmindeki performansı ile Amy Adams kaptı.


Televizyona geçecek olursak drama dalında en iyi dizi The Affair olurken, en iyi erkek oyuncu House of Cards'taki inanılmaz performansı ile Kevin Spacey olurken, en iyi kadın oyuncu ödülünü ise The Affair'daki performansı ile Ruth Wilson kazandı. Komedi/Müzikal dalında ise en iyi dizi Transparent seçilirken, en iyi erkek oyuncu gene aynı dizideki performansı ile Jeffery Tambor ve en iyi kadın oyuncu Jane th Virgindaki performansı ile Gina Rodriguez oldu.

Ve son olarak gelelim kırmızı halıya ve favorilerimize. En beğendiklerimizden başlayalım dedik. Bizim en beğendiğimiz isim Versace tuvaletiyle Kate Hudson oldu. Bir diğer favorimiz ise bu yılın en çok konuşulan filmlerinden birine imza atan Fifty Shades of Grey'in yıldızı Dakota Johnson oldu. Chanel Couture kıyafetiyle gerçekten kırmızı halının parlayan yıldızı oldu bizce.


Diğer beğendiğimiz isimlere gelecek olursak Lanvin takımıyla herkesten farklı olmayı başarıp inanılmaz şık duran Emma Stone ve her ödül töreninde istisnasız en şık isimlerden biri olan Naomi Watts gene Gucci elbisesiyle kırmızı halıda çok şıktı.


Aday olmasalar da kırmızı halıda isimlerinden fazlasıyla söz ettiren iki isim daha vardı. Bu isimler Versace tuvaletiyle Heidi Klum ve Miu Miu elbisesiyle Sienna Miller (ki bizce Kate Hudson ve Dakota Johnson'dan sonra gecenin en şık ismi Sienna Millerdı.)


Son 2 favorimizi söyleyecek olursak, hem drama dalında en iyi kadın oyuncu ödülünü kazanan hem de gecenin en şık kadınlarından biri olan Julianne Moore, Givenchy couture elbisesiyle göz kamaştırıyordu. Son favorimiz ise gene Naomi Watts gibi hemen hemen her ödül töreninde çok şık olan Kate Beckinsale Elie Saab elbisesiyle gene kırmızı halının en şık isimlerinden biri oldu.


Son olarak bizce en kötü isimlere gelecek olursak, ilk olarak giyilebilecek en kötü Chanel elbiseyi seçen Keira Knightley ve gene giyilebilecek en kötü Valentino tuvaleti giyen Claire Danes'e ayrı bir parantez açmak isteriz. Beğenmediğimiz diğer isimler ise malesef katıldığı her ödül töreninde en kötü giyinenler arasında yer alan Girls dizisinin yaratıcısı ve başrol oyuncusu Lena Dunham, bu ödül töreninde de Zac Posen elbisesiyle gerçekten yanlış bir tercih yapmıştı. Gecenin sunucularından Tina Fey de geceye gelirken giydiği kıyafette bizce fazlasıyla yanlış bir tercih yapmıştı. 


Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In 12 Years a Slave Ellen fashion golden globes Lupita Nyong'o Miu Miu oscars Prada

YENI IT GIRL : LUPITA N'YANGO

Bu yazımızda son olarak 86.Oscar Ödüllerinde En İyi Yardımcı Kadın oyuncu ödülünü kucaklayarak bu yıl ödül sezonundaki bütün ödülleri toplayan Lupita Nyong'o ya daha yakından bakalım istedik. 12 Years A Slave filmiyle oyunculuğa yeni bir soluk getiren Lupita aynı zamanda her ödül töreninde ve kırmızı halıda yaptığı tercihlerle de en çok konuşulan isimdi. 


1983 doğumlu olan Kenyalı aktris, üniversite eğitimi için Amerika'ya geldi ve burada film ve tiyatro üzerine eğitim aldı. Bir süre kamera arkasında çalışan Lupita daha sonra Yale'de aldığı drama dersleriyle tam anlamıyla oyunculuğa adım attı. İlk olarak şansını tiyatroda denedi ve sonrasında 12 Years of Slave'de Patsey rolünü kaptı. Bu rol kendi deyimiyle hayatının dönüm noktası oldu ve başta Oscar olmak üzere Golden Globe, BAFTA gibi dünyanın en prestijli ödüllerine aday gösterildi hatta aday gösterilmekle kalmadı tüm bu ödülleri kazanarak eve götürdü.
Kısacık saçlarıyla ve giydiği rengarenk kırmızı halı kıyafetleriyle öne çıkan Lupita bir anda moda dünyasının en gözde isimlerinden biri haline geldi. Son görünümü olan Oscar gecesindeki Prada elbisesiyle adeta bir periyi andıran Lupita aynı zamanda bu kıyafeti Miucci Prada'nın ekibiyle birlikte tasarlamış. 


 İlk olarak Golden Globes'daki kırmızı Ralph Laurent'ıyla dikkatleri üzerine çeken Lupita sonrasında Mavi Gucci'siyle SAG Awards'da, yeşil Dior'uyla da BAFTA'da boy gösterdi. Tercihini genelde canlı renklerden yana yapan Lupita daha küçük organizasyonlarda koyu renkleri de tercih ediyor tabi ki. 


Ne giyse yakışır sözünün karşılığı olan Lupita yaptığı tüm bu tercihlerle hem moda dünyasının dikkatini çekmeyi başardı hem de Hollywood'taki popülaritesini arttırdı. Şimdiden birçok film için ön anlaşma imzalayan Lupita'nın moda dünyasındaki etkisi de son Miu Miu kampanyasının yüzü olması oldu. (Moda haftalarında ünlü markaların davetli listesinin en başındaki isim olmasından bahsetmemize gerek bile yok.)

 

Lupita hakkında birkaç detaydan bahsedecek olursak;
Katıldığı bir ödül töreninde çocukluğunda her zaman beyaz bir kadın olmak için dua ettiğini söyleyen Lupita bu durumu şu sözlerle dile getirdi ve idolü olan Alek Wek'e teşekkür etti: “Televizyonu açıp sadece açık tenli insanları gördüğümü hatırlıyorum. Gece gibi simsiyah cildimle alay ederlerdi. Ve benim Tanrı’dan, mucizeler yaratandan isteğim bir gün açık rekte bir tenle uyanmaktı." Alek Wek'in hayatındaki etkisiniyse şöyle anlatmakta: “Ve sonra Alek Wek sahneye çıktı. Ünlü bir modeldi ve gece kadar karaydı. Bu kadar benzediğim birisinin güzel olarak nitelendirilmesine inanamamıştım. Böylece güzelliğin kapısında nöbet tutanlar tarafından daha görünür daha beğenilir oldum”. Televizyonda koyu renkte gördüğü il kadın olan Alek Wek onu yapacakları için yüreklendiren ilk insan olmuş kısacası.


Sosyal medyada fazlasıyla aktif olan Lupita'nın hem Twitter hem de İnstagram hesabı bulunmakta. Bu hesaplardan yaptığı paylaşımlarla sempatikliğini bir kez daha gözler önüne seren Lupita, katıldığı ödül törenlerinde kendisine bir check-list hazırlamış. Bu check-listte kendisi, kardeşi ve en yakın arkadaşının selfie çektirmek istediği insanları listelemiş. Listenin başında Leonardo di Caprio ve Merly Streep gelmekte. Bizim burada paylaştığımız resimlerse Lupita'ya hayran olan isimlerin paylaştığı fotoğraflar. (Yani kendiside başkalarının check-listinde bulunmaktaymış.)


Lupita'nın özel hayatından bahsedecek olursak, ilk olarak 12 Years A Slave filmindeki rol arkadaşı Michael Fassbender ile anılan güzel oyuncu bu iddiaları reddetmiş ancak şimdiyse Oscar törenlerinde En İyi Yardımcı oyuncu ödülünü alan Jared Leto'yla anılmakta.











Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In Amy Adams Armani Cate Blanchatt Dior golden globes Gucci hollywood jennifer lawrence Lupita Nyong'o Margot Robbie red carpet SAG Sofia Vergara valentino Zuhair Murad

ÖDÜL SEZONU BASLASIN


Geçen hafta Golden Globes'la başlayan ödül törenleri bu hafta sonu da Screen Actors Guild Awards ile devam etti. Yaklaşık iki ay boyunca sürecek olan ödül törenlerinde bizim için ödülleri kimin alacağı kadar, ünlü isimlerin giydikleri kıyafetler de büyük merak konusu. Şu ana kadar gerçekleşen ödül törenlerinde her ne kadar imrenerek baktığımız bir isim olmasa da (hatta bolca hayal kırıklığımız var) biz de iki ödül töreninde bizim için en iyi olan beş kıyafeti sizler için hazırladık. Bir sıralama yapmadık ama bizim için ayrı yeri olan kıyafetlei biraz kayırdık diyelim. Bu arada  muhteşem performanslarıyla ödül alanları da unutmadık tabi ki.

İlk olarak Golden Globes'dan başlayacak olursak. Genel olarak Hollywood'da  Julia Roberts, Sandra Bullock gibi klasikleşmiş isimlerin büyük hayal kırıklığı yaşattığı ödül töreninde, yeni isimler tam anlamıyla göz doldurdu. Özellikle Two Years a Slave filmiyle büyük alkış alan Lupita Nyong'o ve The Wolf of the Wall Street'de Leonardo di Caprio ile oynayan Margot Robbie bizim favorilerimiz oldular. (İkisinin de aday olduklarından bahsetmeden geçmeyelim.)

Ödül Törenine tam anlamıyla kan kırmızısı Ralph Lauren'iyla katılan Lupita Nyong'o bizce kendine daha fazla yakışan bir renk ve elbiseyle törene katılamazdı. Kırmızı halıya adımını atar atmaz bütün dikkatleri üzerine çeken Nyong'o pelerinli kırmızı elbisesiyle bizim en büyük favorilerimizden biri oldu. 


Hollywood'un klasikleşmiş isimleri bizi hayal kırıklığına uğrattı demiştik ama Cate Blanchett giydiği Armani Privé elbisesiyle tüm hayal kırıklığımızı aldı götürdü. Önden bir dekoltesi olmayan elbisenin, muhteşem sırt dekoltesi ve incecik işlenmiş dantel detaylarıyla inanılmaz şıktı Cate Blanchett. Kıyefetinin dışında bahsetmeden geçemeyeceğimiz bir diğer konuysa 50'leri andıran saçları, kıyafetiyle bu kadar uyumlu başka bir model olmazdı bizce. Her ne kadar SAG ödül töreninde giydiği Givenchy elbisesini ona hiç yakıştıramamış olsak da bu elbisesiyle kırmızı halının en iyilerindendi Cate Blanchett.


Amy Adams'da üstü şarap rengi olan cüretkar Valentino elbisesiyle çok şıktı. Bizim en çok hoşumuza giden detay ise Lorraine Schwarts kolyesiydi. Burada sizinle resmini paylaşamamış olsak da Valentino'nun bu gece için Amy'e özel aynı renklerden yapmış olduğu paltosu da çok hoştu.


Favorilerimizden olan diğer bir isim ise gecede ödül veren isimlerden biri olan Kate Beckinsale'di. Geceye metalik Zuhair Murad elbisesiyle katılan Beckinsale, klasik saçları ve makyajıyla da göz doldurdu.


Bizim son Golden Globes favorimizse gene bir yeni isim Margot Robbie. İlk filminde Leonardo di Caprio'nun eşini oynayacak kadar şanslı olan Robbie geceye Gucci elbisesi ve zümrüt Louboutin ayakkabılarıyla katıldı. Derin yırtmaç dekoltesi olan beyaz elbisesini kontrol etmekte zaman zaman zorlansa da bizce Gucci ona inanılmaz yakışmıştı. Onun bu görüntüsündeki en özel noktaysa elbisesinin üzerindeki zümrüt işemelerdi.


Bu ayki bir diğer ödül töreni olan SAG'a geçecek olursak, Golden Globes'da da bizim için öne çıkan iki isim burada da çok doğru seçimler yapmışlardı. Ama onlara burada bir de Golden Globes'da ona ve Dior'a yakışmayan bir elbiseyle gelen Jennifer Lawrence, her zaman ihtişamlı elbiseler seçen Sofia Vergara ve hem sade hem şık olan Emilia Clarke katıldı.

İlk olarak bütün büyük gecelere yüzü olduğu Dior'la katılan Jennifer Lawrence'ın tercihi gene Dior'dan yana olmuştu. Ancak bu sefer ona çok saha yakışan straplez elbisesiyle çok hoştu. Bizim en beğendiğimiz detaysa Lawrenc'ın kısacık saçlarıyla kombinlediği inanılmaz güzel Jennifer Meyer küpeleriydi.


Amy Adams hem Globeslar'da hem de Sag'da bizi büyüleyen ilk isimdi. Ancak SAG ödül törenlerinde giydiği Antonio Berrardi bizce Valetino'da çok daha iyi bir tercihti. Özellikle rengine hayran kaldığımız elbiseyi Cartier küpeleriyle kombinlemişti.


Game of Thrones'un yıldızlarından biri olan Emilia Clarke ise sade Calvin Klein Collection elbisesiyle çok şıktı. Dizide sarı saçlarıyla gördüğümüz Clarke'a bu kıyafet inanılmaz yakışmış. Tabi gerçek saç rengi de sarıdan çok daha güzel.


Golden Globes'da da canlı renk kıyafetiyle kırmızı halıyı sallayan Lupita Nyong'o gene canlı bir renk tercih etmiş. Bu inanılmaz güzel mavi Gucci elbisesi ona en az Ralph Lauren kadar yakışmış. Elbisenin duruş ve üstüne oturuşunun yanı sıra boynundaki çiçek detayları ve mavi farla yapılan sade makyajı da çok güzel olmuş.


Son olarak da gümüş Donna Karan elbisesi ve aynı renk Amrapali kolyesiyle bizim bu ödül törenindeki favorilerimizden biri olan Sofia Vergara'ya geldi sıra. Modern Family'deki rolüyle "En iyi Komedi Cast"ı ödülünü de alan Kolombiyalı oyuncu Vergara'ya gerçekten bu görüntü çok yakışmıştı.


Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In bradley cooper fim golden globes jennifer lawrence matthew quick movie oscar robert de niro silver linings playbook

SİLVER LİNİNGS PLAYBOOK



UMUT IŞIĞIM !!!!



     İkisi de rehabilitasyondan çıkmış, zihinleri fazlasıyla bulanık Tiffany ve Pat'in hikayesini anlatan film aslında 2008 yılında Matthew Quick tarafından yazılmış bir kitap ve uzun süre Amerika'da en çok okunanlar listesinde başı çekmiş. Bugünlerde kitabın Türkiye'de de satışa sunulduğunu söyleyelim. Filmi birlikte izledik ve çok beğendik bu yüzden de size biraz hikayeden bahsetmek ve filmin çekimleri hakkında bazı detayları aktarmak istedik. Biraz kaçık iki ana karakterimiz olduğunu söylemiştik. Biri karısına hala takıntılı bir şekilde aşık, ona dönme çabalarıyla yanıp tutuşan ve iyimserliğe dayalı bir teorisi bulunan Pat (buna karşılık karısı ona karşı bir uzaklaştırma emri bile çıkartmış) diğeriyse kocası bir polis olan ve yakın zamanda ölen daha sonrasında da acısını seksle bastırmaya çalışırken adı çıkmış olan Tiffany. Bu ikili bir anlamda kaderin cilvesiyle Pat'in rehabilitasyondan çıktığı gün bir yemekte karşılaşıp daha sonra birbirlerinden kopamadılar. Başlarda Tiffany, Pat için karısı Nikki'ye ulaşmak için bir aracıyken; Pat'te Tiffany için dans yarışmasına katılmak için gerekli olan eşti. Ancak zamanla birbirlerine alışan bu ikili birbirleri için daha fazla anlam taşımaya başladı. Bu iki ana karakterden bu kadar bahsetmişken azımsanamayacak kadar önemli role sahip olan Pat'in ailesinden de bahsetmek gerek. Annesi oğlu için her şeyi yapabilecek biri hatta en başta onu büyük bir risk alıp rehabilitasyondan çıkaran da o, babasıysa fazlasıyla takıntılı, tüm birikimini bahse yatırmış, büyük totemlere inanarak iddiaya giren biri (oğlunun yanında olmasının en büyük totemi olduğuna inanıyor) ve gene takıntı derecesinde Eagles taraftarı oynadığı tüm bahislerde Eagles maçları üzerine. Hatta filmin sonlarına doğru Tiffany ve Pat'te bu iddianın bir parçası oluyorlar. Katıldıkları dans yarışmasında öncesinde Nikki'nin ortaya çıkmasıyla bir sürpriz yaşasalarda iddia ettikleri puanı tutturmayı başarıyorlar. Daha sonrasındaysa mutlu son. Pat Nikki saplantısından vazgeçip gerçek aşkı Tiffany'de bulacağına inanarak ona doğru bir adım atıyor. Bu kısa özetten sonra film hakkında bazı detaylara, oyuncuların bu roller için nasıl hazırlandığına ve bu filmin ne gibi ödüller getirdiğine dair bölüme geçiyoruz.
   

                    


      Kitabın kapağından da anlaşıldığı gibi Pat, Bradley Cooper tarafından Tiffany ise Jennifer Lawrence tarafından canlandırılıyor. Pat'in babası rolünde Robert de Niro annesi rolündeyse Jacki Weaver var. Yönetmen koltuğundaysa David O.Russell bulunmakta. 112 dakikalık film Pensilvanya'da çekilmiş ve 21 milyon dolara mal olmuş tabi getirisi çok daha fazla hala gösterimde olan filmin şimdilik 112 milyon dolarlık bir getirisi bulunmakta. 




 
   Film hakkında bazı bilinmeyenlerden bahsedecek olursak Tiffany karakteri için Jennifer Lawrence'tan önce Anne Hathaway düşünülmüş ancak Anne Hathaway'in programı müsait olmadığı için (o dönemde The Dark Knight Rises'ı çekmekteymiş) bu rolü alamamış. Anne'dan başka Rachel McAdams, Blake Lively ve Kristen Dunst gibi isimler de bu rol için düşünülmüş. Hatta yönetmen O.Russell bu rol için Lawrence'ın hiç uygun olmadığını özellikle Bradley Cooper'a karşı oynamak için çok genç olduğunu söylemiş.
   Bu arada Jennifer Lawrence'ın bu film için ilk seçmesini Skype üzerinde yaptığını söyleyelim. Aynı zamanda bu film için sapsarı saçlarını kahverengine boyadığını ve kilo aldığını da ekleyelim.
   Pat rolü içinse David O.Russell ile The Fighter filminde de çalışmış olan Mark Walberg düşünülmüş ancak Bradley Cooper isminde karar kılınmış.
   David O.Russell bu filmi çekmesinin nedeni olarak kendi oğluyla olan ilişkisini Pat ve babası arasındakine benzemesini ve kendisinin de OCD'li (davranış bozukluğu-Pat'in babasında da bu rahatsızlık bulunmakta) olmasının etkili olduğunu söylemiş.
   Bradley Cooper ve Jennifer Lawrence filmin sonundaki dans sahnesi için haftalarca çekimin yapılacağı salonda dans dersleri almışlar.
   Bradley Cooper, Pat'in daha fazla terlemek için koşarken çöp torbası giymesinde ilk başlarda tiksindiğini ancak zorunda kaldığı için sesini çıkartamadığını söylemiş.
   Jennifer Lawrence bütün rol arkadaşlarıyla aynı anda tanışmış ama kendisi Jacki Weaver'ın büyük bir hayranıymış ve onu ilk gördüğünde seni çok seviyorum diye onun üzerine atladığını söylüyor.
 



    Bu filmin aldığı adaylıklar ve ödüllerse gerçekten fazlasıyla ses getirdi. Öncelikle 24 Şubatta sahiplerini bulucak olan Oscar Ödüllerinde en iyi erkek, en iyi kadın oyuncu ve en iyi film adaylıkları da dahil 8 adaylığı bulunmakta.
    10 Şubatta sahiplerini bulucak olan BAFTA ödüllerindeyse en iyi kadın,en iyi erkek ve en iyi yönetmen adaylıkları bulunmakta.
    Golden Globes ve Screen Actors Guild Awards'da ise Jennifer Lawrence'ın en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandı.
    Birçok film festivalindeyse en iyi film ve en iyi kadın oyuncu ödüllerini topladıklarını söyleyelim.



          


Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments