Showing posts with label Louis Vouitton. Show all posts
Showing posts with label Louis Vouitton. Show all posts

In David Beckham fashion Heidi Klum İşbirlikleri Lea Seydoux Louis Vouitton Mariah Carey miranda kerr Moda Nicole Kidman Selena Gomez Unicef

LV for UNICEF

LOUIS VUITTON BİZİ SÖZ VERMEYE DAVET EDİYOR

2015'in son günleri Louis Vuitton'un çarpıcı bir iş birliğiyle sarsıldı. Bu seferki iş birliği alıştığımızın aksine bir marka veya bir ünlü isim için değil bu sefer çocuklar için gerçekleştirildi ve birçok isim UNICEF yararına yapılan bu önemli ve değerli çalışmada yer aldı. Dünya'da açlıklıkla, susuzlukla ve çeşitli zorluklarla mücadele etmek zorunda kalan çocuklar için bir söz verdiğimiz kampanyaya katılmak ise çok kolay. 


Nicolas Ghesquiere tarafından tasarlanan ucunda Louis Vuitton amblemli kilit sembolü bulunan kolye veya bilekliği edindikten sonra kendinize bir partner seçiyorsunuz. Daha sonra serçe parmaklarınızla söz işareti yaparak kameranın karşısına geçiyorsunuz ve bu fotoğrafı #makeapromise yorumuyla paylaşıyorsunuz. Her edindiğiniz gümüş kolye veya bilekliğin 200 doları UNICEF'e bağışlanmakta.


Louis Vuitton ve UNICEF iş birliği için tasarlanan özel gümüş kolye ve bileklik 500 dolardan satışa sunulmakta. Siz de bu önemli kampanyaya katılmak ve zor durumdaki bir çocuğa yardımda bulunmak istiyorsanız ürünlere Louis Vuitton'un kendi internet sitesinden erişebilirsiniz.


Kampanyaya katılan birçok ünlü ismin bulunduğunu belirtmiştik. Bu ünlü isimler Louis Vuitton'un düzenlemiş olduğu yardım gecesi UNICEFBall'a katılarak o akşam sözlerini verdiler. Nicolas Ghesquiere'in özenle giydirdiği çok sevdiği isimlerden biri olan ve defilelerinde her zaman front row olarak gördüğümüz Selena Gomez ve Ghesquiere sözlerini veren ilk çift oldu. Daha sonra bu isimleri Xavier Dolan, Lea Seydoux, Mariah Carey, Heidi Klum izledi. David Beckham ise hem sözünü verip hem de gecede Danny Kaye İnsani Liderlik ödülüne layık görüldü. Kampanyaya katılan diğer isimlerden bazıları ise Paul Bettany, Jennifer Connelly, Nicole Kidman, Miranda Kerr, Chiara Ferragni, Valentina Ferragni, Georgia May Jagger, Michael B Jordan, Alicia Vikander.


Kampanyaya katılan ünlülerin de yer aldığı balo geçesi çekilen videoyu da sizlerle paylaşalım.






Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In Alicia Vikander Danish Girl eddie redmayne fashion golden globe It Girl Louis Vouitton Michael Fassbender Moda Nicolas Ghesquiere oscar red carpet SAG Vogue

IT GIRL: Alicia Vikander

İt girl serimize son dönemin en popüler isimlerinden Alicia Vikander ile devam ediyoruz. Bu sezon hem filmleriyle hem de Michael Fassbender ile olan ilişkisiyle gündemde olan Alicia Vikander'i sizlere daha yakından tanıtalım istedik. 9 yaşından beri bale eğitimi alan Alicia, 15 yaşındayken New York'ta Amerikan Balesinde de bir dönem yer almış. Daha sonra bale tutkusunun yerini oyunculuk tutkusu almış ve Alicia için de yeni bir sayfa açılmış oldu.


27 yaşındaki İsveç'li akrist uluslararası piyasaya 2012'deki Anna Kararina uyarlaması ve Oscar'da da adaylığı olan "A Royal Affair" filmleriyle girdi. Ama adından söz ettirdiği yapım bu sezonun en çok merakla beklenen filmi olan ve Oscar da dahil bütün büyük ödüllerde adaylıkları olan Danish Girl oldu.


Eddie Redmayne ile başrolü paylaştığı ve ilk kez cinsiyet değiştirme ameliyatı geçiren Lili Elbe'nin hayatından esinlenen filmdeki Gerda Wegener rölüyle Oscar, Bafta, SAG ve Golden Globe adaylıkları kazandı. Tabi sadece Danish Girl'den bahsedersek haksızlık etmiş oluruz. Çünkü bu yıl Alicia Vikander'in bir başka adaylığı daha var. O da Ex Machina filmindeki rolüyle kazandığı Golden Globe ve Bafta adaylıkları. Aynı zamanda Bafta'da aldığı parlayan yıldız ödülünü de ekleyelim.


Alicia Vikander'in kariyerine ara verip onun yükselişinde ve it girl olmasındaki diğer etkilere bakalım. İlk olarak Nicolas Ghesquiere ile farklı bir görünüme kavuşan Louis Vuitton'un ilham perisi olmasından bahsedelim. Series 3 ile 2015 Sonbahar/Kış kampanyasının yüzü olan Vikander, son 2 defilenin onur konuğu oldu. Kırmızı halıda da Golden Globe'da olduğu gibi Alicia Vikander tercihini Louis Vuitton'dan yana kullanıyor.


Alicia'nın gündemde olmasının bir diğer sebebiyse ünlü aktör Michael Fassbender ile bir dargın bir barışık ilerlediği ilişkisi. En son ayrı olduklarını düşündüğümüz çift golden Globe ödül törenine de ayrı ayrı gelmiş, çıkışındaysa el ele yakalanmışlardı. Biz ikisini çift olarak birbirlerine çok yakıştırdık. Bizce ayrılmadan yollarına devam etsinler.


Gelecek projelerinden bahsedecek olursak, şu anda Bourne'ün devam filminde Matt Damon'la birlikte kamera karşısına geçtiğini söyleyelim.




Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In Alicia Vikander Brad Pitt golden globes Julianne Moore Kate Winslet leonardo di caprio Louis Vouitton Michael Fassbender Natalie Dormer Ödül Törenleri Ryan Gosling Versace

Golden Globes 2016

2016 Golden Globes ödül töreni dün gece Beverly Heels Hilton'da gerçekleşti. Tabi biz ödül töreninin kırmızı halı kısmıyla daha ilgiliydik ama Drama dalında en iyi erekek oyuncu ödülünü alan Leonardo di Caprio'yu tebrik etmeden geçemeyeceğiz. Uzun bir aradan sonra geri döndüğümüz bu yazımızda sizlere bize göre gecenin en iyi giyinenlerini yazacağız.


İlk olarak son dönemlerin it-girl'ü Alicia Vikander ile başlayalım. Gecede biri en iyi kadın oyuncu (Danish Girl ile) diğeri de en iyi yardımcı kadın oyuncu (Ex-Machina ile) olmak üzere iki adaylığı bulunan Alicia Vikander, geceden eli boş ayrılsa da kırmızı halıdaki beyaz Louis Vuitton tercihiyle göz doldurdu. Kırmızı halıda beraber poz vermeseler de gecede ona eşlik eden ismin bir başka aday Michael Fassbender olduğunu da hatırlatalım.


Yılların eskitemediği ve hiçbir kırmızı halıda bizi hayal kırıklığına uğratmayan Kate Winslet bir diğer favorimizdi. Steve Jobs filmiyle en iyi yardımcı kadın oyuncu ödülünün de sahibi olan İngiliz aktristin bu gece için tercihi Ralph Laurendi.


Son dönemdeki bir diğer it-girl ile Natalie Dormer ile devam edelim. Game of Thrones'un Margaery Tyrell'i geceye kırmızı J.Mendel elbisesiyle katıldı. Genelde daha ilginç tercihlerle kırmızı halıda gördüğümüz Dormer bu kez klasik bir elbise seçerek geceye stiliyle damgasını vuran isimlerden biri oldu.


Her kırmızı halıda giydiğiyle ışıldayan bir diğer isim Julianne Moore bu kez tam anlamıyla lacivert Tom Ford'uyla ışıl ışıldı. Gecede kendisine eşlik eden isim de elbisenin tasarımcısı olan Tom Ford'du.


Son olarak geceye sevgilisi Jason Stathom'la gelen Rosie Huntington Whiteley neredeyse teniyle aynı renk nude ama ışıl ışıl elbisesiyle göz kamaştırıyordu. Ünlü modelin kıyafeti Versace'ydi.


Tüm bu isimlerin sakin makyaj tercihleri ve saçlarında abartıya kaçmamış olmaları da onları gecenin en şık isimleri olmalarına katkı sağladı.

Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In Bulgari celine De Beers Dior Emilio Pucci Fendi Fred givenchy Hennessey hermes Hublot Kenzo Louis Vouitton LVMH marc jacobs Moet Sephora TAG Heuer

En Lüks Şirket: LVMH

Sizlere beğendiğimiz çoğu lüks markanın aslında tek bir markaya ait olduğu söyleseydik şaşırır mıydınız ?


LVMH işte o şirket 1987'de dünyaca ünlü Louis Vuitton ve ünlü içki markası Moet-Hennessey'nin birleşimiyle kurulan şirket, bugün 60 tane alt şirketten oluşmakta. Merkezi Paris'te olan bu büyük lüks devinin giyimden kozmetiğe; mücevherden içkiye kadar her sektörde büyük yeri var. 


Sizlere birazdan markaları sayacağız, şimdiden söyleyelim bu markada mı onların diyeceksiniz. Bundan önce size biraz bu büyük şirketin nasıl oluştuğundan bahsedelim. Büyük anlaşmazlıklarla başlayan Louis Vuitton ve Moet Hennessey birleşmesinin geleceğinin pek parlak olduğu düşünülmüyordu. Ancak sonrasında bugünki dev imparatorluğu kuran, o zamanlarsa sadece Christian dior Perfume'un CEO'su olan Bernard Arnault sayesinde grup anlaşmazlıkları aştı ve Dior'u da bünyesine kattı. 


Arnault yanında sadece Dior'u değil Celine ve Christian Lacroix gibi markları da getirdi. Sonrasında İsviçreli ünlü saat markası Tag Heuer'i bünyelerine katarak saat sektörüne de önemli bir giriş yaptılar. En son gruba katılan ünlü markalarsa ünlü mücevher markası Bulgari ve ayakkabı markası Berluti oldu.

Birazda grubun rakiplerine bakarsak, lüks tüketim mallarında aslında 3 büyük grubun varlığından söz etmek mümkün. Bunlardan biri zaten LVMH, diğer Hermes Grup, bir diğeriyse Kering. Ancak LVMH'nin diğerlerinden şöyle bir farkı var  ki LVMH'nin diğer 2 büyük grupta yüklüce hissesi bulunmakta.


LVMH'nin büyüklüğünü anlatabilmek için markaları sıralayalım dedik. 

Moda ve Deri Ürünleri Markaları : Berluti, Céline, Dior, Donna Karan, EDUN, Emilio Pucci, Fendi, Givenchy, Kenzo, Marc Jacobs, Moynat, Loewe, Loro Piana, Louis Vuitton, Nicholas Kirkwood, Thomas Pink, R. M. Williams 


Parfüm ve Kozmetik Markaları : Parfums Christian Dior, Guerlain, Parfums Givenchy, Kenzo Parfums, BeneFit Cosmetics LLC, Fresh Inc., Make Up For Ever, Acqua di Parma, Perfumes Loewe S.A., Fendi Perfumes, Marc Jacobs Beauty, NUDE


Şarap ve Alkollü İçecek Markaları: 10 Cane, Ardbeg, Belvedere, Château d'Yquem, Dom Pérignon, Domaine Chandon California, Hennessy, Glenmorangie, Krug, Mercier, Moët & Chandon, Ruinart, Veuve Clicquot, Wenjun


Saat ve Mücevher Markaları : Bulgari, Chaumet, De Beers Diamond Jewellers, FRED, Hublot, TAG Heuer, Zenith


Ve son olarak Perakendecilik yaptıkları şirketleri ise hepmiz için hava alanlarını çekici hale getiren DFS yani Duty Free, Paris'teki ünlü alışveriş mağazası Le Bon Marché, kozametik denilince akla gelen ilk mağaza olan Sephora ve özel yat servisi olan Starboard Cruise Services.



Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In bag christian louboutin Cindy Sherman Frank Gehry Icon Iconoclasts karl lagerfeld Louis Vouitton Luxury Marc Newman monogram Rei Kawakubo

MONOGRAM'IN ŞEREFİNE

1854'te Paris'te Place de Vendome'da ilk bavul koleksiyonunu görücüye çıkaran Louis Vuitton'un monogram efsanesinin bu yıl 140.yılı kutlanıyor. Monogramın 140.yılı şerefine, başkan yardımcısı Delphine Arnault ve artistik direktörü Nicolas Ghesquière 'in önderliğinde "Celebreting monogram" adlı bir proje ortaya çıkarıldı. Tasarım dünyasının 6 dev ismiyle beraber gerçekleştirilen bu projenin ismi "The Iconoclasts". Dünyanın en çok konuşulan ayakkabı markasının yaratıcısı Christian Louboutin, Chanel'in ve Fendi'nin efsanevi tasarımcısı Karl Lagerfeld, ünlü mimar Frank Gehry, performans sanatçısı Cindy Sherman, ürün tasarımcısı (Apple'ın yeni üyelerinden) Marc Newson ve son olarak Comme des Garçon'un tasarımcısı Rei Kawakubo'da oluşan bu ekip hepsi kendine özgü tarzlarıyla yeni bir monogram serisi yarattılar. Ama bu monogram serisinin sadece çantalardan oluştuğunu düşünürseniz yanılırsınız. Serinin içinde boks eldiveni ve kum torbasından çekçek arabasına kadar birçok değişik tasarım var. Hepsini yakından incelemeden önce size kısacık da olsa Monogram'ın hikayesini anlatalım.

 

Modernizmin imzası olarak kabul edilen Monogram, 1896'da Georges Vuitton'un babasının onuruna çizdiği desenlerden ortaya çıktı. Çiçek desenlerinden ve markanın baş harflerinden oluşan Monogram'ı yaratmak için Vuitton'un nereden ilham aldığıysa hala tartışma konusu bazıları neo-gotik taraftarıyken bir başka kesimde Japonya etkisi konusunda ısrarcı. Bu güne kadar deriden,satene ya da kot üzerinden birçok kumaşın üzerinde sergilendi Monogram. Louis Vuitton'un başına kuruluşundan bugüne birçok tasarımcı geçti, hepsinin kendine ait bir tarzı olsa da ortak tek bir noktaları vardı o da Monogram'dan vazgeçememeleri.


The Iconoclasts' geri dönecek olursak, proje ilk olarak 7 Kasım'da New York'ta görücüye çıkacak. Tasarımlar ve reklam çekimleri hazır olup internet sitesindeki yerini almış olsa da daha kimse tarafından yakından görülmüş değil.

İlk olarak Christian Louboutin'in tasarımlarıyla başlayalım. Bir çanta ve bir çekçek arabasından oluşan tasarımları ilk gördüğünüzde zaten kırmızının hakimiyetinden Louboutin'e ait olduğunu anlayacaksınız. Bu arada çekeçk arabası ne alaka demiş olabilirsiniz biz de dedik tabi ki ama Paris'te emin olun gerçek Parizyenlerin elinde bile çekçek arabasını görüceksiniz. (Tabi Louboutin tasarımı çekçek arabasında bir çift Louboutin yardımıyla araba sabitlenmekte). Biraz ilham kaynağından bahsedecek olursak, Louboutin'in ilham kaynağı 19. ve 20.yy başlarındaki Fransız sanat akımı olan "Les Nabis", Japon kültürü ve Parizyenlilik. (Çekçek arabasının hikayesi buradan gelmekte, Louboutin'in kendisi de marketlerde çok zaman geçirenlerdenmiş.) Son bir not düşecek olursak bizim bu tüm Iconoclasts koleksiyonun'daki favori parçalarımızdan biri Louboutin'in hazırladığı çanta. (Bu çantanın fiyatı ise 5.150 $)







Cindy Sherman'ın tasarımına geçecek olursak, kendisi bir performans sanatçısı olduğu için tüm stüdyosunu yanında taşıyabilmek adına sandıkımsı bir obje tasarlamış. Bu sandığı açtığınızda yeşilden sarıya doğru giden renklerde birçok bölme, klasik bir Louis Vuitton bavulu ve katlanmış küçük bir sandalye karşılıyor. Bunlara ek olarak da bir kamera çantası tasarlamış Sherman. Eğer ben de bu sandığa sahip olmak istiyorum derseniz özel istekte bulunmanız gerekecek, ama kamera çantasına belirli mağazalardan 4.300$ karşılığında sahip olabilirsiniz. Tabi bu çantaya sadece kamera  çantası demek haksızlık olur, bizce çok güzel bir messenger bag aynı zamanda.  


Bir diğer tasarımsa bizim diğer favorimiz. Bu yılın en büyük trendlerinden biri olan sırt çantasına farklı bir açıdan bakan tasarımcı Marc Newman bizce harikalar yaratmış. Diğer tasarımcıların aksine günlük yaşamda kullanılabilir bir parça yapmak için uğraş Newman. Tabi günlük yaşama Louis Vuitton şıklığı ekleyerek. İlham kaynağını açıklarken, insanların tüm bu ciddiyetinin sorgulatıp; gördüklerinde gülümsemelerini sağlayacak bir parça yapmak istediğini dile getiren Newman bizce hedefini tam 12'den vurmuş.


Ve gelelim Karl Lagerfeld'e. Belkide sizi en çok şaşırtacak tasarıma her zaman ki gibi yılların eskitemediği Karl Lagerfeld imza attı. Louis Vuitton'un Monogramı için bu kum torbası ve boks eldiveni tasarlayan Lagerfeld, bunların yanı sıra 3 farklı boyutta gene bokstan ilham aldığı çantalar tasarladı. Onun bu çantalarına ulaşmak içinse 3.500 ie 5.000 $'ı gözden çıkarmanız gerekmekte.  Lagerfeld'e yaptığı bu tasarımları anlatması istendiğindeyse Voltaire'den alıntılayarak şöyle bir açıklama yapıyor: " 'Açıklamaya yapmaya ihtiyaç duyulan hiçbir şey üzerine açıklama yapmaya değmez', benden ne dememi bekliyorsunuz ki."


Ama kısaca nelerden ilham aldığundan bahsedecek olursak, günümüzde birçok kişinin boksa ilgi duymaya başlamasından yola çıkmış Lagerfeld ve bu fikir çevresinde tasarımlarını oluşturmus. Aynı zamanda kum torbasını oturttuğu büyük dolabı bu işleviyle kullanmak istemeyenlere de şöyle bir tüyo veriyor : içindeki kum torbasını bi kenara atarsanız çok güzel bir giyinme dolabıyla karşı karşıya kalacaksınız.

 

Bir sonraki tasarımcı modern zamanın en iyi binalarını tasarladığı söylenen Frank Gehry. Louis Vuitton için yaptığı tasarımları da fazlasıyla modern. Ona ilk teklif gittiğinde, hadi bakalım en kolayından başlayalım demiş ve kendine göre bir handbag tasarlamış. Louis Vuitton yaptığı ilk tasarıma bayılmış ve Gehry'de bir hayli şaşırmış bu duruma. Benden hiç alışık olmadığım bir şey istediler diyen Gehry'nin çanta tasarımının içinde kendisinin çizdiği monogram desenler yer almakta. Eğlenceli bir tasarım ortaya koymak istediğini söyleyen Gehry kendini bu çantaya fazlasıyla yansıtmış bizce.



Son olarakta Comme des Garçon'u var eden isim olan Rei Kawakubo'nun tasarımından bahsedeceğiz. Kendisini tasarım aşamasından malesef ki pek fotoğrafımız yok ama nasıl birşey tasarlamak istediğini şöyle anlatmış Japon tasarımcı: Louis Vuitton her ne kadar eskiyi ve gelenekseli çağrıştırsa da ben her zaman yeniyi yaratmaktan hoşlandım ve bu projeye başladığımda da var olan limitlerde daha önce hiç yapılmamış bir şey tasarlamak. 








Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In Champs Elysees christian louboutin Louis Vouitton Luxury paris Saint Honoré Shopping

Louboutin vs Louis Vuitton


Paris'te alışveriş denince aklımıza birçok yer gelebilir ama bizim için özel olan iki mağazadan sizlere bahsedelim istedik. Bunlardan biri tüm ihtişamıyla Champs Elysees'de kurulmuş olan Louis Vuitton mağazası bir diğeriyse Paris'in markalar sokağı olarak adlandırılan rue Saint Honoré'de bulunan Christian Louboutin. Bu mağazalar Paris'e gittiğinizde önlerinde uzun bir kuyruk dolayısıyla ister istemez gözünüze çarpacak olan yerler. Özellikle büyüklüğü ve ihtişamıyla dikkat çeken Louis Vuitton'un bu mağazasının önünden kuyruk pek eksilmemekte.


Önce rue Saint Honoré'de bulunun Louboutin mağazasından bahsedelim. 68 no'lu apartmanda bulunan bu mağazanın önünden Louboutin olduğunu anlamadan geçmeniz mümkün çünkü fazlasıyla sade bir dekoru bulunmakta, tabi ki dış dekordan bahsediyoruz içerisi çok ayrı bir dünya. Minik girişli bu mağazayı fark etmenize yarayacak şeyse önündeki kuyruğu. Sokakta bulunan diğer mağazalara göre çok daha küçük olan Christian Louboutin mağazasında yoğunluk olmaması için içeriye sayılı müsteri alınmakta. ( içeriye sadece elemanların ilginebiliceği kadar kişi alınmakta ki bu da 20 bilemediniz 25 kişi demek. )


Mağazanın içinden bahsedecek olursak, dışarıdan Louboutin çılgınlığını hiç yansıtmasa da içeresi tam anlamıyla bir cümbüş. 2 ayrı katta oluşan mağaza ayrı ayrı bölümlerden oluşmakta. Sneakerslar için, kalsik modeller için, yeni sezon için ve bunları kim nasıl giyer diyeceğiniz modeller için ayrı odalar bulunmakta. Hatta mağazada küçük de olsa bir Bridal köşesi de yer almakta. ( Tabi Bombay/Hindistan'daki gibi devasa bir Bridal Louboutin'den sonra buradaki köşe gerçekten de fazlasıyla küçük kalmakta. ) Tabi ki de kırmızının yoğunlukta olduğu mağazada resimlerde de gördüğünüz gibi rengarenk koltuklar bulunmakta.


Biraz fiyatlardan bahsedecek olursak, mağazanın sizi cezbedecek yanlarından biri fiyatların düşüklüğü değil malesef. Gene de Türkiye'dekine oranla fiyatların biraz daha düşük olduğunu söyleyebiliriz. Ama mağazada burada göremeyeceğiniz birçok modele rastlayabileceğinizin ve istediğiniz her modelde de numaraya ulaşabileceğinizin teminatını size verebiliriz. Aynı zamanda sergilenen ayakkabılar arasında kendi aradığınız modele rastlayamazsanız, mağazadakiler size her türlü yardımı sunmakta. (ya depolarından ya da Saint Michel'deki diğer mağazadan size istediğiniz modeli buluyolar, birebir şahitliğimiz bulunmakta.)

Küçük bir not olarak Angelina Jolie'nin Malefiz filminden ilham alarak marka için tasarladığı Malangeli modeline de mağazadan ulaşabilirsiniz. 


Louis Vuitton'a geçecek olursak, üst katları el yapımı ve özel tasarımlar için atölye olarak kullanılan en büyük Louis Vuitton mağazalarından biri olan Champs Elysees'de 70 no'lu mağaza her önünden geçtiğimizde turist istilasında altndaydı. Söylenene göre mağazayı günde ortalama 10.000 kişi ziyaret etmekte. Louboutin'in iç tasarımının şağşağsından bahsettiysek, Louis Vuitton'un ise dışındaki hareketlilikten bahsetmemiz gerekecek. Özellikle her sezona özgü ayrı bir konseptle hazırlanan vitrinler mağazanın en ilgi çekici yanlarından biri. İçeriye girdiğinizdeyse müthiş bir düzen ve sadelikle karşı karşıya kalıyorsunuz.


 Mağazada aklınıza hangi Louis Vuitton modeli geliyorsa bulmanız mümkün, yeni sezon, limited edition modeller ya da klasikler hepsi ayrı bölümlerde bu mağazada sergilenmekte. Hem erkek hem kadın olarak ayrılan mağazada erkeklere ayrılan bölümler hayli fazla. Fiyatlar açısından Louboutin için söylediklerimizi tekrarlamamız gerekecek. Çok büyük bir fiyat farkı olmasa da eğer aradığınız özel bir LV modeli varsa ve yakın zamanda Paris'te olucaksanız kesinlikle alışverişinizi buradan yapmanızı öneririz. ( aynı zamanda aldığınız ürünü kendi adınıza özelleştirmek isterseniz bu mağaza aynı gün içerisinde size bu hizmeti de vermekte.)



Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In Dior fashion Karlie Kloss Lacoste Louis Vouitton model Victoira's Secret

YILIN MANKENI KARLIE...

KARLIE KLOSS



Karlie Kloss, son dönemlerde önemli markaların yüzü olarak karşılaştığımız, güzelliği ve zarafetiyle ön planda olan Amerikalı balerin top model. 13 yaşında keşfedilmesinden itibaren podyumlarda en çok görmeye alıştığımız model oldu. 2011 yılından itibaren ise gözdelerden biri diyebiliriz. (Ki zaten dünyanından en iyi 50 modeli arasında gösterilmekte.) Ancak bizce kendisi ve kariyerindeki duruşu, bakışları için dönüm noktası upuzun koyu kahve saçlarını kısacık kestirmesiydi. Donna Karan, Dior (makyaj), Lancaster, Louis Vuitton, Alexander McQueen, Marc Jacobs yüzü olduğu markalardan sadece bir kaçı.


Sadece ünlü moda markalarıyla sınırlı kalmayan Karlie, 2013 yılında Mercedes Benz'in yeni CLA reklam filminde oynadı. (Uzun saçlarını son kez gördüğümüz çalışmalardan biri oldu.) Karlie güzelliği ve genç yaşındaki bu yüksek kariyeri açısından günümüzün Kate Moss'u olarak görülüyor. Dönemin en popüler genç modellerinden biri olan Cara Deleveigne ile olan arkadaşlığı, Victoria's Secret defilesinin kulisinde hoş manzaralara yol açtı. Ikisinin de favorilerimiz arasında olduğunu söyleyebiliriz.


Biraz keşfedilme hikayesinden bahsedecek olursak, yerel bir defilede keşfedilen Kloss, ülkenin en gözde ajanslarından olan Elite'le sözleşme imzaladıktan sonra yavaş yavaş yükselmeye başladı. Zaten 92 doğumlu olan Kloss özellikle Dior'un eski baş tasarımcısı olan ve moda dünyasında çok önemli bir yere sahip olan John Galliano tarafından fark edilince kariyerinde büyük bir sıçrama yaşadı. Ve herkesin başarmayacağı bir şey yaparak 16 yaşında Dior Haute Couture defilesini açtı.


Moda dünyasında Karlie'yi Karlie yapan ve onu bir ikona dönüştüren en önemli özelliğiyse yürüyüşü, moda dünyasına "Karlie's Walk" diye bir terimi bile sokan Kloss'un moda dünyasına farklı bir soluk getirdiği kesin.


 Karlie için son birkaç şey ekleyecek olursak, evet kendisinden dönemin Kate Moss'u olarak bahsediliyor olabilir. Ancak hem Kate Moss'tan hem de onunla aynı jenerasyondan olan Cara Delevigne ve Jordan Dunn gibi modellerden bir farkı var bizce o da kesinlikle özel hayatı. Bu saydığımız diğer isimler sansasyonel özel hayatlarıyla bağımlıkları ile ve özel hayatlarında yaptıkları bazı tercihlerle hep göz önünde bulunsa da Karlie daha sakin bir yaşamı tercih etmekte ki bizce onun bu küçük yaştan başlayan tırmanışının en önemli etkenlerinden biri de bu.


Kısa kısa bilgilerle Karlie..
- Amerikanın Chicago şehrinde doğdu.
- 1.85'lik boyuna rağmen zarif duruşunu bale geçmişine borçlu olduğunu düşünebiliriz.
- 2007 yılında Calvin Klein için podyuma çıktığında daha çocuk sayılırdı.
- 2011 yılında kariyerindeki belki de en önemli şey oldu ve Victoria's Secret meleklerinden biri oldu. Aynı yıl eski top modellerden Elle MacPharson'ın ünvanına ortak olarak 'yeni bayan vücut' olarak lanse edildi. 
- Kurabiye yapmayı çok seven Karlie, 2012 yılında kurduğu kendi glutensiz kurabiye markası "Karlie's Kookies" i ilk kez New York Fashion Week'te görücüye çıkarıldı. Kurabiyelerin satışından  elde edilen gelir, her 10 okul çocuğuna sağlıklı besin gitmesini sağlıyor. 
- Ünlü Pirelli Takviminin 2013 sayısında Adriana Lima ve diğer ünlü manken ve oyuncularla birlikte yer aldı.
- 2005 yılında keşfedilmesinden itibaren 19 kez Vogue'a kapak oldu.



Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments