Showing posts with label les miserables. Show all posts
Showing posts with label les miserables. Show all posts

In academy awards amanda seyfried Anne Hataway bradley cooper daniel day lewis Dior fashion hugh jackman jennifer lawrence les miserables lincoln oscars Prada red carpet silver linings playbook

AND THE OSCAR GOES TO .....


   EN ÇOK MERAK EDİLEN ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU !



  Bu yıl 85.si düzenlenen Oscar Ödül Töreni'ni her zaman ki gene muhteşemdi. Bizde sizlerle töreninin bizim için en merak edilen kısmı olan kırmızı halıyı, kazananları ve törendeki eğlenceli ayrıntıları paylaşmak istedik. Önce işin en önemli kısmından yani kırmızı halıdan başlayalım. Hepsi birbirinden özel tasarımcıların hazırladığı kıyafetler ve mücevherler göz doldurdu. İlk olarak ele alacağımız isim tabi ki de  gecenin en öne çıkan ismi Jennifer Lawrence. Kendisi bu yıl Dior'un yüzü olma görevini üstlendiğinden katıldığı bütün ödül törenlerinde Dior giydi o yüzden Oscar'da ki tercihinin de Dior olması kaçınılmazdı. Raf Simmons'ın özel olarak hazırladığı kıyafetle Jennifer adeta bir prenses gibiydi. Aksesuar olaraksa pırlantalarla kaplı çok ince bir zincir kullandı ve kolyeyi alışılmışın aksine sırtına doğru bırakmıştı. Kullandığı bütün mücevherlerin Chopard olduğunu da söyleyelim. Ayakkabı olarak Brian Atwood'u çanta olaraksa Roger Vivier'i tercih etmiş kendisi. Jennifer Lawrence'ın Silver Linings Playbook ile en iyi kadın oyuncu Oscar'ını kazandığını ve ödülünü almak için sahneye çıkarken yere kapaklandığı detayını da unutmadan söyleyelim.



   Göz önünde olan diğer bir isimse tabi ki de Anne Hathawaydi. Bizi görüntüsüyle biraz hayal kırıklığına uğratsa da kırmızı halıda dediğine göre kendisi de ne giyeceği hakkında kararını verememiş aslında bir Valentino giyicekmiş ama törene gelmeden 3 saat önce bu Prada elbisede karar kılmış. Anne Hathaway'in yaşattığı hayal kırıklığının sebebiyse kıyafetin kötü olması değil tabi ki sadece ödül alacağı bu kadar belliyken ondan daha sofistike bir görüntü beklerdik. Ayrıca bu uçuk pembe Prada'nın gögüsleri elbisenin kendisinden daha fazla konuşuldu. Anne yakası kapalı olmasına rağmen Jennifer Lawrence gibi boynuna doğru uzanan bir kolye tercih etmiş. Aynı zamanda ödül töreninde Les Miserables kadrosuyla birlikte gerçekten müthiş bir showa imza attı. 


  Kendisi aday olmasa da Les Miserables ile adından söz ettiren ve güzelliğiyle göz kamaştıran Amanda Seyfried ise Alexander McQueen imzalı bir elbiseyle törene geldi. Söylediğine göre onun için özel olarak hazırlanan bu elbise onun ilk ve tek tercihiymiş başka hiçbir elbiseyi denemeden bu elbisede karar kılmış. Biraz daha detay verecek olursak takıları Lorraine Schwartz, ayakkabılarıysa Roger Vivier'ydi.


  En iyi kadın oyuncu kategorisinde aday olan Jessica Chastain ise törene ilk gelenler arasındaydı ve Armani Privé tuvaletiyle gerçekten büyüledi. Kızıl saçlarını ve ten rengini yakın pırıltılı elbisesini kırmızı rujuyla kombinleyen Jessica Chastain ödülü Jennifer Lawrence'a kaptırsa da moda dünyasından tam not aldı. Aynı  zaman da biz Jessica'nın küpelerine de bayıldık. Küpeleri Harry Winston, ayakkabılarıysa Christian Louboutindi.


   Diğer bir aday isimse Amy Adams idi. Oscar de la Renta tuvaletiyle tam anlamıyla ışıldıyordu ve nasıl Jennifer Lawrence için prenses benzetmesini yaptıysak aynı benzetle kesinlikle Amy Adams içinde geçerli. Uzun kuyruklu tuvaletini küpeleri ve bilekliğiyle tamamlayan Amy Adams'ın saçlarını da çok beğendik. Kendisi de ödülü Anne Hathaway'e kaptırmış olsa da kıyafeti ve güzelliğiyle ondan kat ve kat daha iyiydi.


  Geceye katılan ve giydikleriyle bizim için öne çıkan diğer isimlerse öncelikle Zoe Saldanaydı (bu arada kendisi Bradley Cooper'la birlikteydi ancak ikili törene ayrı ayrı katıldılar. Bradley'e annesi eşlik etti.) ki kendisi gerçekten cesur ve farklı bir kıyafetle geceye katıldı. Elbisesi Alexis Mabille, ayakkabıları Roger Vivier, çantasıysa Salvatore Ferregamo'ydu. Diğer bir isim Django filmde Django'nun bulmak için elinden geleni yaptığı ve sonunda özgürlüğüne kavuşturduğu karısını oynayan Kerry Washington'dı. Pembe ile turuncu arası bir Miu Miu tercih eden Kerry gerçekten çok güzeldi. Saçlarını yeni filmi için kısacık kestiren Charlize Steron'un da tercihi Dior'du.



  Aday olan diğer bir isin Naomi Watts'ın tercihi de Jessica Chastain gibi Armani Privé olmuş ve onunda ilk tercihi bu kıyafetmiş. Kendisi aday olmasa da eşinin filmi olan Argo'nun büyük başarısıyla gururlu olan Jennifer Garner'ın tercihi ise Gucci'den yana.



  Ödül veren isimlerden Nicole Kidman hem fiziğiyle hemde kıyafetiyle göz kamaştırdı. Kidman kıyafetinde L'Wren Scoot'ı tercih etmişti. Kristen Stewart'ın tercihi ise Reem Arca'ydı. (Ve kendisi kırmızı halıya koltuk değnekleriyle geldi ancak sakatlığının nedenini açıklamadı.) Reese Witherspoon ise baştan aşağı Louis Vuitton'du. Kıyafeti,ayakkabıları ve takıları için tek tercihi Louis Vuitton olmuştu. Sandro Bullock'un tercihi ise Elie Saab oldu.





  Erkeklere gelecek olursak bizim favorimiz tabi ki de Bradley Cooper ama törene katılan ve göze çarpan isimlerin hangi tasarımcıları tercih ettiklerini kısaca söyleyelim. Chris Evans,Ben Affleck ve Channing Tatum Gucci'yi, Daniel Radcliff Prada'yı, Bradley Cooper ve Hugh Jackman Tom Ford'u, Lincoln ile en iyi erkek oyuncu ödülünü alan Daniel Day Lewis ise Domenico Vacca'yı, Eddie Redmayne ise Burberry'i tercih etmişti.





VE TÖRENİN EN GÜZEL ANLARI 


Les Miserables'ın ekibi filmde söyledikleri şarkılardan bir kolaj oluşturarak gerçekten mükemmel birf show hazırlamışlar.


Charlize Theron ve Channing Tatum'da birlikte küçük bir dans gösterisi yaptılar.

GECENİN KAZANALARI !!





Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments

In alice in wonderland Anne Hataway devil wears prada dresses fashion golden globe hair les miserables movie oscar pixie cut the dark knight valentino

ANNE HATHAWAY'IN DEGISIMI


     İlk olarak 2001 yılında The Princess Diaries ile karşımıza çıkan Anne Hathaway,bu filmde 16.yaş hediyesi olarak gittiği Avrupa'da aslında bir kraliyet mensubu olduğunu öğrenip hayatı değişen kızı oynadı ve daha sonra devam filmi The Princess Diaries:Royal Engagement'ı çekmişti. Ama Hollywood'daki yerini asıl Devil Wears Prada filmiyle sağlamlaştırdı. Bu film aynı zamanda onun moda dünyasına da girişinin biletiydi. Film boyunca birçok modacıyla ama en önemlisi Valentino'yla çalaşın Anne,o dönemden sonrada İtalyan modacının gözdesi oldu ve birçok ödül töreni ve galada Anne'ın muhteşem görünümünün arkasındaki isim Valentino oldu. Rachel Getting Married filmiyleyse her şeyden önce oyunculuğuyla ön plana çıktı ve 2009 yılında hem Altın Küre Ödüllerinde hem Oscarlarda en iyi kadın oyuncu ödülüne aday gösterildi ve ödül töreni gecelerinde güzelliğiyle ve birbirinden güzel kıyafetleriyle göz kamaştırdı. Son dönemdeyse Christopher Nolan'ın önemli hitlerinden The Dark Knight serisinde kedi kadın olarak boy gösterdi. Ama şimdilerde Anne özellikle Les Miserables'daki Fantine rolüyle ve kestirdiği kısacık saçlarıyla gündemde. Sektöre adım attığından beri uzun saçlarıyla tanınan Anne Hathaway bu rölün ağırğının farkında olduğunu ve üstesinden gelmek için elinden gelen her şeyi yapacağını söyleyerek kendini iyice rolüne adamış ve sürpriz bir kararla saçlarını kısacık kestirmiş ve günde sadece 500 kalorilik bir diyet uygulamış (evet bunların hepsi rolünü daha inandırıcı kılmak için). Anne'ın 2012 yılında yaşadığı tek değişim saçları değildi. 2012 onun aşk hayatında da inanılmaz değişimlere yol açtı ve bu yılın Eylül ayında California sahilinde muhteşem bir düğün ve tabi ki de Valentino gelinliğiyle Adam Shulmanla dünya evine girdi.
   Kısa bir özetten sonra Anne'in nereden nereye geldiğini daha iyi gösteren bazı örnekler verelim dedik.



  Anne Hathaway'in aşk hayatından biraz daha bahsetmek gerekirse büyük bir dolandırıcılık skandalına karışan eski nişanlısını da unutmamak gerek. 2004 İtalyan emlak yatırımcısı Raffaello Follieri ile birlikte olmaya başlayan Anne'in ilişkisi 2008 yılına kadar sürdü. Raffaello Follieri'nin müşterilerine 250.000$lık karşılıksız çek vererek onları dolandırması sonucu tutuklanması ama bunların altından 50 Milyon dolarlık Vati-Con diye adlandırılan skandalın çıkması tabi ki de ayrılık sebepleri oldu.(Bu arada Follierininin 4 yıl hapis cezası aldığını da söyleyelim)

   
  Walt Disney'in filmleriyle (Acemi Prenses serisi) işe başlayan Anne kariyeri boyunca değişik projelerde yer almaktan korkmamış ve 2010'da fantastik macera filmi Alice in Wonderland'ın Tim Burton yorumunda Johnny Depp'le birlikte rol aldı. Platin sarısı upuzun saçları, simsiyah kaşları ve koyu kırmızı rujuyla White Queen rolünde görenleri hayrete düşürdü.



  People Magazine dergisinin "Çıkış yapan oyuncular" listesine girdi (2001).
  FHM'in "Dünyanın en seksi kadınları" listesinde 85. sırada yer aldı (2006).
  Tüm bunlara ek olarak şunu da söyleyelim ki Anne Hathaway New York Üniversitesinde okurken oyuncu olma hevesiyle okulu yarım bırakmış. İleride bu eğitimini tamamlamak da en çok istediği şeylerden biriymiş.




  2010'da James Franco ile birlikte (çok eleştirilse bile bunu da başardı.) Oscar Ödüllerini sundu.
  2010'daki tek sunuculuk performansını Oscarlarda değil aynı zamanda Oslo'daki Nobel Barış Ödüllerin'de de sergiledi.



  Family Guy'da yaptığı seslendirmeleri de es geçmeden söyleyelim.



Read More

Share Tweet Pin It +1

0 Comments